Duygular ve Empati 3 dakika dinleme 4 dakika okuma
İnatçı Keçi Kıtır
Neşeli Vadi'de dar bir köprüde karşılaşan inatçı keçi Kıtır ile kuzu Pamuk'un tatlılıkla anlaşma ve uzlaşma hikayesi.
Masalı oku
Neşeli Vadi, pırıl pırıl akan deresi ve rengarenk çiçekleriyle dünyanın en huzurlu yeriydi. Bu güzel vadide, minik ve birazcık inatçı bir keçi olan Kıtır yaşardı. Kıtır, her sabah hoplayıp zıplayarak vadinin taze otlarını yemeye giderdi. En sevdiği şey ise derenin üzerindeki dar tahta köprüden geçmekti.
Bir bahar sabahı güneş gökyüzünde ışıl ışıl parlarken Kıtır yine yola koyuldu. Karnı çok acıkmıştı ve karşı kıyıdaki taze yoncaların hayalini kuruyordu. Köprünün başına geldiğinde neşeyle bir “Mee!” dedi. Küçük toynaklarıyla tahtaların üzerinde “tık tık” sesler çıkararak yürümeye başladı.
Tam o sırada köprünün diğer ucunda beyaz tüyleri bulut gibi yumuşak olan kuzucuk Pamuk belirdi. Pamuk da karşıya geçmek istiyordu. O da adımlarını köprüye attı ve Kıtır ile tam ortada karşı karşıya geldiler. Köprü o kadar dardı ki ikisinin aynı anda geçmesi imkansızdı.
Kıtır, minik boynuzlarını hafifçe dikerek “Önce ben geldim, geri çekil Pamuk!” dedi. Pamuk ise başını sallayarak “Hayır Kıtır, ben de tam zamanında geldim, sen geri gitmelisin!” diye cevap verdi. İkisi de inatla duruyor, kimse yol vermek istemiyordu.
Dakikalar geçti ama ne Kıtır ne de Pamuk yerinden kımıldadı. Kıtır, “Ben çok inatçıyımdır, akşama kadar burada bekleyebilirim,” diye düşündü. Pamuk da geri adım atmaya niyetli değildi. Gökyüzündeki kuşlar bile durup bu iki inatçı arkadaşı merakla izlemeye başladı.
Güneş yükseldi, hava ısındı ama köprüdeki inatlaşma bitmedi. Kıtır’ın bacakları yorulmaya başlamıştı. Aslında Pamuk ile oyun oynamayı özlemişti ama inatçılığı yüzünden bir türlü “Tamam” diyemiyordu. Köprünün altından akan derenin sesi sanki onlara “Anlaşın artık” diyordu.
Kıtır başını kaldırıp arkadaşı Pamuk’un yüzüne baktı. Pamuk’un gözleri dolmuştu ve kulakları üzüntüyle aşağı sarkmıştı. Pamuk, “Sadece karşıya geçip biraz dinlenmek istemiştim,” diye fısıldadı. Onun bu hali Kıtır’ın kalbini yumuşattı. Arkadaşının üzülmesi, haklı çıkmaktan çok daha kötüydü.
Kıtır derin bir nefes aldı ve gülümseyerek bir adım geri gitti. Sonra bir adım daha, bir adım daha… “Biliyor musun Pamuk, senin geçmen daha önemli. Haydi, buyur geç,” dedi. Kıtır köprünün başına kadar geri yürüyüp Pamuk’a geniş bir yol açtı.
Pamuk çok şaşırdı ve hemen yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. “Teşekkür ederim Kıtır, çok naziksin!” diyerek neşeyle köprüyü geçti. Karşıya vardığında hemen durdu ve arkadaşına dönüp bekledi. Kıtır da artık rahatça köprüden geçip arkadaşının yanına ulaştı.
İnatlaşmak yerine anlaşmanın ne kadar güzel olduğunu fark ettiler. O gün birlikte taze yoncalardan yediler ve derenin kenarında akşama kadar oyun oynadılar. Kıtır anladı ki, esnek olmak ve sevdiklerine yol vermek, herkesi dünyanın en mutlu canlısı yapıyordu.
Bu masal şimdiye kadar 36 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.