İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Duygular ve Empati 3 dakika dinleme 4 dakika okuma

Penguen Cıvıl Markette Şeker İstiyor

Küçük penguen Cıvıl, annesi Mine ile gittiği Buz Market'te kasanın yanındaki renkli şekerleri görünce heyecanla annesinden pembe şeker istemiştir.

Masalı oku

Küçük penguen Cıvıl, annesi Mine ile birlikte Buz Market’e gitmişti. Marketin içi buz gibi serindi ama raflar cıvıl cıvıl renklerle doluydu. Cıvıl, annesinin elini tutarak paytak paytak yürüyor, gördüğü her şeye merakla bakıyordu. Market alışverişi yapmak onun için her zaman büyük bir maceraydı.

Alışverişin sonuna gelip kasa sırasına girdiklerinde, Cıvıl’ın gözleri kasanın yanındaki rafa takıldı. Orada cam kavanozların içinde rengarenk, parıl parıl parlayan şekerler duruyordu. Kırmızı, mavi, sarı ve pembe şekerler sanki Cıvıl’a “Beni al!” diye fısıldıyordu. Cıvıl’ın kalbi heyecanla çarpmaya başladı.

Cıvıl, annesi Mine’nin eteğini çekiştirerek, “Anneciğim, lütfen şu pembe şekerden alabilir miyiz? Çok güzel görünüyor!” dedi. Mine nazikçe eğildi ve Cıvıl’ın başını okşadı. “Bugün şeker alma günümüz değil tatlım. Listemizde sadece sebze ve balık var,” diyerek yumuşak bir sesle cevap verdi.

Cıvıl bu cevaba çok üzüldü. Dudaklarını büzdü, kaşlarını çattı ve pof diye buzdan zemine oturuverdi. “Ama ben şimdi istiyorum!” diye bağırdı. Gözlerinden inci gibi yaşlar süzülmeye başladı. Ayaklarını yere vurarak ağlıyordu çünkü istediği şey hemen o an olsun istiyordu.

Annesi Mine hiç kızmadı. Sakince çantasından küçük, mavi kapaklı bir defter ve renkli bir kalem çıkardı. “Bak Cıvıl, bu senin ‘İstek Listesi’ defterin olsun,” dedi. “İstediğin her şeyi buraya çizebilirsin. Böylece Cumartesi günü geldiğinde ne alacağımızı unutmayız. Beklemek, hediyeyi daha değerli kılar.”

Cıvıl ağlamayı kesti ve merakla deftere baktı. Burnunu çekerek kalemi eline aldı. Dilini hafifçe dışarı çıkararak büyük bir dikkatle defterin ilk sayfasına o çok sevdiği yuvarlak, pembe şekerin resmini çizdi. Resim bitince yüzünde küçük bir gülümseme belirdi. Artık o şeker defterinde kayıtlıydı.

Cıvıl defterini sıkıca göğsüne bastırarak marketten çıktı. Annesi Mine ona göz kırptı. “Aferin benim sabırlı penguenime,” dedi. Eve giderken Cıvıl artık ağlamıyordu. Aksine, Cumartesi gününü hayal ediyor ve defterindeki pembe şekere bakıp mutlu oluyordu. Beklemek, aslında bir oyun gibi gelmeye başlamıştı.

Eve geldiklerinde Cıvıl defterini odasındaki masanın üzerine koydu. Her akşam yatmadan önce o sayfayı açıp resmine baktı. Pazartesi geçti, Salı geçti… Cıvıl sabretmeyi öğreniyordu. Her geçen gün, o şekere kavuşma hayali daha da tatlı bir hal alıyordu. Beklemek, heyecanı günden güne büyütüyordu.

Sonunda beklenen gün, yani Cumartesi geldi! Cıvıl sabah erkenden uyandı, defterini aldı ve annesiyle markete koştu. Yine o şeker rafının önüne geldiler. Mine, raftaki pembe şekeri alıp Cıvıl’a uzattı. Cıvıl, tam çizdiği gibi olan o şekeri eline aldığında dünyalar onun olmuştu.

Cıvıl şekerini ağzına attığında, tadının her zamankinden çok daha güzel olduğunu fark etti. Annesine sarılarak, “Haklıymışsın anneciğim, bekleyince şeker daha da tatlı oluyormuş!” dedi. Artık Cıvıl, her istediğinin hemen olamayacağını ama beklemenin sonunda gelen mutluluğun paha biçilemez olduğunu biliyordu.

Bu masalı şimdiye kadar 7 kişi okudu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Duygular ve Empati masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.