Aile ve Kardeşler 5 dakika dinleme 5 dakika okuma
Kardeşimin Minik Adımları
Can'ın özenle kurduğu dev kule, küçük kardeşi Mavi'nin minik adımlarıyla karşılaşır. İki kardeş birlikte oynamayı ve paylaşmayı öğrenerek aralarındaki bağı güçlendirir.
Masalı oku
Güneşli bir Cumartesi sabahıydı ve oturma odası Can’ın en sevdiği oyuncaklarla doluydu. Can, yere serdiği renkli halısının üzerinde dev bir inşaat projesine başlamıştı. Küçük kardeşi Mavi ise henüz yürümeye yeni başladığı için paytak adımlarla odanın içinde keşfe çıkmıştı. Can, ahşap bloklarını kutusundan tek tek çıkarırken bugün çok özel bir gün olacağını biliyordu. Pencereden süzülen ışık, odadaki her şeyi parlatıyor ve huzurlu bir hava yayıyordu.
Can büyük bir dikkatle kulesini yükseltmeye başladı. Bir sarı blok, bir mavi blok ve sonra bir kırmızı blok… Kulenin devrilmemesi için nefesini tutarak çalışıyordu. Elleriyle her bir parçayı milim milim ayarlıyor, en tepesine en küçük üçgen bloğu koymaya hazırlanıyordu. Kendi kendine, “Bu şimdiye kadar yaptığım en görkemli kule olacak,” diye mırıldandı. Can, yarattığı bu ahşap kuleyle gurur duyuyordu.
O sırada Mavi, abisinin ne yaptığını merak ederek o tarafa doğru bir adım attı. Yeni öğrendiği minik adımlarıyla ilerlerken kollarıyla dengesini sağlamaya çalışıyordu. Mavi için bu renkli tahtalar, dünyadaki en ilgi çekici nesnelerdi. Gözlerini kocaman açmış, kuleye doğru hayranlıkla bakıyordu. “Gaaa!” diye bir ses çıkararak neşeyle kuleye doğru ilerlemeye devam etti.
Birden odanın içinde büyük bir gürültü yankılandı: “GÜÜÜM!” Mavi kuleye ulaşmış ve minik elleriyle en alttaki bloğa hafifçe dokunmuştu. Saniyeler içinde Can’ın büyük bir emekle yaptığı kule yerle bir oldu. Ahşap bloklar her yana saçıldı. Mavi, bu sese ve hareketliliğe o kadar sevindi ki ellerini birbirine vurarak kahkahalar atmaya başladı. Can ise olduğu yerde kalakalmıştı.
Can’ın kaşları çatıldı ve yanakları bir anda al al oldu. “Mavi! Neden her şeyi bozdun?” diye bağırdı hayal kırıklığıyla. Mavi, abisinin bu sert sesini duyunca bir an duraksadı ve gülümsemesi yavaşça soldu. Can, dağılan parçaları toplarken içinden bir daha asla kule yapmamak geçiyordu. Kardeşinin her şeyi mahvettiğini düşünüyor ve bu durum onu çok kızdırıyordu.
Can pes etmedi ve bloklarını alıp odanın en uzak köşesine, koltuğun arkasına gitti. “Burada Mavi bana ulaşamaz,” diye düşündü kendi kendine. Yeniden, bu sefer daha da yüksek bir kule yapmaya koyuldu. Her bloğu koyarken arkasını kontrol ediyor, kardeşinin yaklaşıp yaklaşmadığını takip ediyordu. Can, sessizce ve hızla çalışarak eski kulesinden daha da güzelini inşa etmeye başladı.
Ancak Mavi, abisini yalnız bırakmak niyetinde değildi. Koltuğun kenarından tutunarak, o minik ve kararlı adımlarıyla abisinin yanına geldi. Bu sefer elinde en sevdiği küçük bez ayıcığını tutuyordu. Can tam tekrar kızacakken, Mavi’nin ayıcığı kendisine doğru uzattığını fark etti. Mavi, parlayan gözleriyle abisine bakıyor ve ayıcığıyla ona dokunmaya çalışıyordu.
Can o an durup düşündü. Mavi aslında onun kulesini bozmak istemiyordu; o sadece abisiyle beraber olmak, onun dünyasına dahil olmak istiyordu. Mavi’nin çıkardığı sesler ve kuleye dokunuşu, aslında “Ben de seninle oynamak istiyorum” demekti. Can, kardeşinin masumiyetini ve sevgisini görünce kalbindeki tüm kızgınlığın uçup gittiğini hissetti. “Üzgünüm Mavi, seni yanlış anladım,” diye fısıldadı.
Can’ın aklına harika bir fikir geldi. Ahşap bloklar devrildiğinde ses çıkarıyor ve Mavi’yi heyecanlandırıyordu ama Can’ın kalbini kırıyordu. Can hemen koşup koltuktaki büyük ve yumuşak yastıkları topladı. “Gel Mavi, şimdi senin için özel bir kule yapacağız!” dedi neşeyle. Can, yastıkları üst üste dizerek dev gibi ama yumuşacık bir kule inşa etmeye başladı.
Kule tamamlandığında Mavi heyecanla ellerini çırptı. Can, “Hadi Mavi, şimdi devirme sırası sende!” dedi. Mavi kuleye doğru atıldı ve yumuşak minderler her yana saçılarak ikisinin üzerine devrildi. Can ve Mavi, yastıkların arasında kahkahalarla gülmeye başladılar. Can artık biliyordu ki, kuleler devrilse de kardeşlik bağları her zaman daha güçlü kalacaktı. Paylaşmak, oyunu her ikisi için de çok daha güzel kılmıştı.
Bu masal şimdiye kadar 28 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.