Duygular ve Empati 3 dakika dinleme 4 dakika okuma
Sincap Fındık’ın Küçük Yalanı
Sincap Fındık, arkadaşı Zeytin ile paylaşmak için sakladığı palamudu dayanamayıp yer ve dürüst olmanın kalbi rahatlattığını öğrenir.
Masalı oku
Güneşli bir sonbahar sabahıydı. Turuncu tüyleri güneşin altında parlayan neşeli sincap Fındık, kış için topladığı palamutların sonuncusuna bakıyordu. Bu palamut kocaman ve pürüzsüzdü. Fındık, en yakın arkadaşı Zeytin gelince onu birlikte yemek için sabırsızlanıyordu.
Fındık daldan dala atlayarak Zeytin’in gelmesini bekledi. Ancak bekledikçe karnı daha çok acıkmaya başladı. Palamut o kadar lezzetli görünüyordu ki, içinden bir ses “Sadece küçük bir ısırık alsan ne olur ki?” dedi. Fındık palamudu burnuna götürüp mis gibi kokusunu içine çekti.
Bir ısırık, derken bir ısırık daha… Fındık palamudun tadına dayanamadı ve hepsini tıkınarak bitiriverdi. Son lokmayı yuttuğunda ağaçların arasından arkadaşı Zeytin göründü. Fındık bir an ne yapacağını şaşırdı. Ağzındaki kırıntıları alelacele patileriyle sildi.
Gri tüyleriyle sevimli Zeytin, neşeyle Fındık’ın yanına geldi. “Selam Fındık! Haydi, o büyük palamudu paylaşalım, karnım çok acıktı,” dedi. Fındık’ın kalbi hızla çarpmaya başladı. Paylaşması gereken palamudu bitirdiği için kendini çok kötü hissetti.
Fındık, arkadaşının gözlerine bakamadan “Şey… O palamudu büyük bir kuş kaptı!” diye yalan söyledi. “Ben tam onu hazırlarken gökyüzünden süzüldü ve gagasında götürdü.” Zeytin bu habere çok şaşırdı ve “Tüh, ne kadar da şanssızız,” diye iç geçirdi.
Zeytin boynunu büküp yere baktı. “Neyse, sağlık olsun. Belki kuşun bizden daha çok ihtiyacı vardır,” dedi sessizce. Zeytin’in bu kadar nazik ve anlayışlı olması, Fındık’ın içindeki huzursuzluğu daha da artırdı. Artık palamut kırıntıları karnında değil, sanki kalbinde bir ağırlık gibiydi.
Fındık’ın kalbi “küt küt” atıyordu. İçinden bir ses ona doğruyu söylemesi gerektiğini fısıldıyordu. Yalan söylemek, palamudu kaybetmekten çok daha zordu. Arkadaşının yüzündeki üzüntü, Fındık’ın midesini bulandırıyordu. “Özür dilemeliyim,” diye düşündü.
Fındık derin bir nefes alıp Zeytin’in yanına gitti. “Zeytin, sana doğruyu söylemedim,” dedi sesi titreyerek. “Palamudu hiçbir kuş kapmadı. Karnım çok acıktığı için hepsini ben yedim. Çok üzgünüm, lütfen beni affet.” Zeytin büyük bir şaşkınlıkla arkadaşına baktı.
Zeytin bir süre sustu, sonra Fındık’a sıkıca sarıldı. “Doğruyu söylediğin için teşekkür ederim Fındık. Paylaşmamana üzüldüm ama yalan söylemen beni daha çok üzerdi,” dedi. Fındık arkadaşının onu affetmesiyle derin bir nefes aldı. Kalbindeki o ağır taş uçup gitmişti.
İki dost el ele verip ormanın derinliklerine doğru yola çıktılar. Birlikte arayınca daha çok palamut bulacaklarını biliyorlardı. Fındık o günden sonra ne olursa olsun dürüst olacağına dair kendine söz verdi. Çünkü dürüstlük, en lezzetli palamuttan bile daha değerliydi.
Bu masal şimdiye kadar 26 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.