Alışkanlıklar ve Rutinler 5 dakika dinleme 5 dakika okuma
Baykuş Huhu’nun Uyumak İstemeyen Gecesi
Minik baykuş Huhu gece oyun oynamak için uykusuna direnir ancak yorulunca uyku rutinlerinin güne enerjik başlamak için ne kadar önemli olduğunu kavrar.
Masalı oku
Kocaman bir meşe ağacının en sıcak dalında, minik baykuş Huhu yaşardı. Gece olduğunda ormandaki tüm çiçekler yapraklarını kapatır, diğer kuşlar yuvalarına çekilirdi. Gökyüzünde gümüş bir ay parlıyor ve yıldızlar göz kırpıyordu. Huhu ise gözlerini kocaman açmış, ormanın sessizliğini dinliyordu. Onun için gün yeni başlıyordu ve uyumak hiç de çekici gelmiyordu.
Huhu, yatağında zıplamaya ve kanatlarını çırpmaya başladı. “Ben uyumak istemiyorum, oyun oynamak istiyorum!” diye seslendi. Yerden bir çam kozalağı aldı ve onu havaya fırlatıp tutmaya çalıştı. Ama her zıpladığında kanatları biraz daha ağırlaşıyor, göz kapakları kendiliğinden kapanmak istiyordu. Huhu direniyor, oyununa devam etmek için çabalıyordu.
O sırada annesi Mehtap odaya girdi. Huhu’nun ne kadar yorgun göründüğünü fark etti. Huhu, annesini görünce kocaman bir “Aaaa-oooo” diye esnedi. Gözlerinden yaşlar gelmişti ama hala “Anneciğim, daha çok oyun oynamam lazım, uykum hiç yok!” diyordu. Mehtap, nazikçe Huhu’nun başını okşadı ve ona gülümseyerek yanına yaklaştı.
Mehtap, “Güzel yavrum, vücudunun dinlenmesi için sihirli bir hazırlık yapmalıyız,” dedi. Huhu sihir kelimesini duyunca meraklandı. Annesi ona her akşam yapacakları bir uyku rutinini anlattı. “Önce ılık bir banyo, sonra yumuşak pijamalar ve en sonunda güzel bir masal. Bu hazırlık seni rüyalar alemine güvenle taşır,” diye açıkladı.
Mehtap, içi ılık su ve mis kokulu köpüklerle dolu küçük bir küvet hazırladı. Huhu suyun içine girdiğinde “Vay canına, bu çok rahatlatıcı!” diye mırıldandı. Suyun sıcaklığı tüm yorgunluğunu alıp götürüyordu. Köpüklerle oynamak çok eğlenceliydi ama artık oyun oynamak yerine sadece oracıkta dinlenmek istiyordu.
Banyodan sonra Mehtap, Huhu’ya üzerinde sarı yıldızlar olan masmavi, yumuşacık pijamalarını giydirdi. Pijamalar Huhu’nun tüylerini nazikçe sarıyordu. Huhu kendini bir bulutun içindeymiş gibi yumuşacık hissetti. Artık gözlerini açık tutmakta gerçekten zorlanıyordu ama masal saatini de kaçırmak istemiyordu.
Mehtap, Huhu’yu yapraklarla döşenmiş sıcak yatağına yatırdı ve üzerine yosunlardan yapılmış yumuşak battaniyesini örttü. Huhu yatağına gömüldüğünde her yerin ne kadar güvenli ve huzurlu olduğunu hissetti. Annesi yanına oturdu ve en sevdiği masal kitabını açtı. Huhu artık uykunun ne kadar güzel bir şey olduğunu anlamaya başlamıştı.
Mehtap masalı okurken sesi ormandaki rüzgarın fısıltısı gibi geliyordu. Masal, gökyüzünde süzülen cesur yıldızlar ve onların uykudaki çocukları koruması hakkındaydı. Huhu’nun gözleri yavaş yavaş kapandı. Annesinin sesi ona en güzel ninniden bile daha tatlı geliyordu. Artık oyun oynamak aklının ucundan bile geçmiyordu.
Huhu masal bitmeden derin bir uykuya daldı. Rüyasında pamuktan bulutların üzerinde zıplıyor ve parlayan yıldızlarla saklambaç oynuyordu. Uyku rutini sayesinde vücudu dinleniyor, zihni en tatlı rüyalarla doluyordu. Gece boyunca mışıl mışıl uyudu ve ormanın huzurlu sessizliği ona eşlik etti.
Güneş dağların arkasından doğup ormanı aydınlattığında, Huhu neşeyle gözlerini açtı. Kendini çok güçlü ve enerjik hissediyordu. Hemen yataktan kalkıp “Günaydın anneciğim! Uyku rutini gerçekten harikaymış!” diye bağırdı. Artık her gece banyosunu yapacak, pijamalarını giyecek ve masalını dinleyerek mutlu bir şekilde uyuyacaktı.
Bu masal şimdiye kadar 22 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.