İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Okul ve Arkadaşlık 5 dakika dinleme 5 dakika okuma

Anaokulunun İlk Paylaşım Çemberi

Sevimli panda Maya, anaokulundaki ilk gününde renkli pastel boyaları tek başına kullanmak için bir köşeye saklar. Ancak zamanla eşyalarını paylaştıkça oyunların daha neşeli hale geldiğini ve güzel dostluklar kazanıldığını öğrenir.

Masalı oku

Sevimli panda Maya, anaokuluna ilk adımını attı. Sırtında yeşil çantası ve başında minik fiyonguyla biraz çekingendi. Onu kapıda güler yüzlü Öğretmen Elif karşıladı. Sınıfın içi yumuşacık renkli minderlerle ve neşeli oyuncaklarla doluydu. Maya, bu yeni ve büyük sınıfta kendini birazcık yalnız hissediyordu.

Maya, sınıfın ortasındaki masanın üzerinde duran kutuyu fark etti. Kutunun içi parıl parıl parlayan, ucu sivri pastel boyalarla doluydu. En sevdiği renkler olan kırmızı, mavi ve sarı tam oradaydı. Maya boyaları görünce gözleri parladı. Hemen kutuyu kucağına aldı ve kimse görmeden bir köşeye doğru ilerledi.

Sınıfın en sessiz köşesine giden Maya, minderlerin arkasına saklandı. Boyalarını önüne tek tek dizdi. “Bunlar sadece benim boyalarım,” diye düşündü. Kimsenin gelip boyalarını almasını istemiyordu. Maya, küçük kağıdına tek başına çiçekler ve bulutlar çizmeye başladı. Ama kağıdı o kadar küçüktü ki boyaları sığmıyordu.

O sırada sınıfın diğer tarafında arkadaşları Aras ve Nil birlikte oyun oynuyorlardı. Aras sevimli bir tavşandı, Nil ise küçük bir kuzuydu. Büyük ahşap bloklardan dev bir kule inşa ediyorlardı. Birbirlerine yardım ediyor, kule devrilince hep beraber gülüyorlardı. Maya onları uzaktan izledi ama boyalarını bırakıp yanlarına gitmedi.

Maya tekrar kendi kağıdına döndü. Büyük, görkemli bir gökkuşağı çizmek istiyordu. Ancak elindeki kağıt çok küçüktü ve renkleri yan yana getiremiyordu. Mavi boyasını sürerken kağıdın dışına taştı. Maya içini çekerek boyalarına baktı. Tek başına boyama yapmak, beklediği kadar eğlenceli gelmemeye başlamıştı.

Tam o sırada yanına uzun kulaklı tavşan Aras yaklaştı. Aras’ın ellerinde, Maya’nın kağıdından çok daha büyük, devasa bir resim kağıdı vardı. Aras, Maya’nın yanına bağdaş kurup oturdu. Maya önce boyalarını saklamak istedi ama Aras’ın elindeki o kocaman bembeyaz kağıdı görünce duraksadı.

Aras, kağıdı yere boylu boyunca serdi ve Maya’ya gülümsedi. “Selam Maya! Bu kağıt benim için çok büyük, tek başıma bitiremiyorum. Renklerimizi birleştirip dev bir gökkuşağı yapmaya ne dersin?” diye sordu. Maya, Aras’ın bu teklifine çok şaşırmıştı. Arkadaşının gözleri neşeyle parlıyordu.

Maya bir süre düşündü. Sonra yavaşça en sevdiği kırmızı boyasını Aras’a uzattı. “Al, bununla başlayabiliriz,” dedi çekinerek. Aras boyayı büyük bir sevinçle aldı ve kağıdın en üstüne kocaman bir yay çizdi. Maya da mavi boyasını alıp Aras’ın çizgisinin altına kendi rengini ekledi. Paylaşmak o kadar da zor görünmüyordu.

İki arkadaş, yerlere uzanıp neşeyle boyamaya devam ettiler. Maya sarı boyasını, Aras ise yeşil boyasını kullanarak gökkuşağını doldurdu. Birlikte çalışırken hikayeler anlattılar ve çok güldüler. Maya, boyaların paylaştıkça azalmadığını, aksine resmin daha da güzelleştiğini fark etti. Sınıf artık ona hiç de yabancı gelmiyordu.

Günün sonunda sınıftaki en büyük ve en renkli gökkuşağı onlara aitti. Öğretmen Elif bu güzel resmi sınıfın duvarına astı. Maya, yeni arkadaşı Aras’ın elini tutarken çok mutluydu. Artık biliyordu ki eşyalarını paylaştıkça oyunlar daha eğlenceli, renkler daha parlak ve dostluklar çok daha güçlü oluyordu.

Bu masal şimdiye kadar 24 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Okul ve Arkadaşlık masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.