İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Okul ve Arkadaşlık 4 dakika dinleme 4 dakika okuma

Yavru Kedi Mırmır’ın Paylaşmayan Yumağı

Yavru kedi Mırmır çok sevdiği renkli yün yumağını arkadaşlarıyla paylaşmak istemez, ancak yalnız kalınca paylaşmanın oyunu ve mutluluğu katladığını anlar.

Masalı oku

Bir zamanlar, yumuşacık gri tüyleri ve meraklı gözleri olan Mırmır adında küçük bir kedi varmış. Bir sabah annesi ona gökkuşağı renklerinde, kocaman ve pırıl pırıl bir yün yumağı hediye etmiş. Mırmır bu yumağa ilk bakışta bayılmış! “Bu benim en sevdiğim oyuncağım olacak ve onu her yere götüreceğim,” diye düşünmüş neşeyle.

Mırmır o gün yeni yumağını anaokuluna götürmeye karar vermiş. Okulun kapısından içeri girdiğinde, yumağını kucağında sıkıca tutuyormuş. Arkadaşı Pati, Mırmır’ı görünce yanına koşarak gelmiş. “Vay canına Mırmır! Bu yumak ne kadar da renkliymiş, parlıyor resmen!” demiş Pati hayranlıkla.

Diğer arkadaşı Pamuk da merakla onlara doğru yaklaşmış. “Mırmır, yumağını beraber yuvarlayalım mı? Çok eğlenceli olur!” diye sormuş. Ama Mırmır yumağını hemen arkasına saklamış. “Hayır,” demiş kaşlarını hafifçe çatarak, “Bu sadece benim yumağım ve sadece ben oynayacağım. Dağılmasını istemiyorum.”

Mırmır sınıfın sessiz bir köşesine çekilmiş ve tek başına oynamaya başlamış. Yumağı uzağa fırlatmış ama geri getirecek kimse yokmuş. Bir süre sonra yumağın ipleri Mırmır’ın bacaklarına dolanmış ve kendi başına çözmekte çok zorlanmış. Tek başına oynamak, hayal ettiği kadar eğlenceli gelmemeye başlamış.

Bu sırada sınıfın diğer tarafında Pati ve Pamuk neşeyle başka bir oyun kurmuşlar. Birbirlerine küçük bir top atıyor, kahkahalarla gülüyorlarmış. Birlikte koştururken ne kadar mutlu oldukları her hallerinden belliymiş. Mırmır onları uzaktan izlerken yavaşça içini çekmiş.

Mırmır elindeki yumağa bakmış. Yumak hala çok güzelmiş ama artık eskisi kadar parlamıyormuş gibi gelmiş ona. Arkadaşları olmadan oyunun tadı tuzu yokmuş. “Keşke ben de onlarla olsaydım, paylaşmadığım için yapayalnız kaldım,” diye düşünmüş üzülerek.

Pati, Mırmır’ın üzgün olduğunu fark edip elinde küçük bir oyuncak fareyle nazikçe yanına gelmiş. “Mırmır, istersen benim faremle beraber oynayabiliriz. Bak, burnu çok komik!” demiş arkadaş canlısı bir sesle. Mırmır, Pati’nin bu kadar cömert olmasına çok şaşırmış ve biraz da utanmış.

Mırmır derin bir nefes almış ve gökkuşağı yumağını Pati’ye doğru uzatmış. “Aslında… bu yumağı beraber yuvarlayabiliriz Pati. Tek başıma oynamak çok sıkıcıydı,” demiş. Pati’nin gözleri sevinçle parlamış. “Harika bir fikir! Haydi, Pamuk’u da çağıralım!” diye bağırmış.

Mırmır ve Pamuk yumağın ipini sınıfın bir ucundan diğer ucuna çekmişler. Renkli iplerden dev bir labirent yapmışlar, altından geçmişler, üstünden zıplamışlar. Mırmır daha önce hiç bu kadar çok gülmemişti. Bir oyuncağın paylaştıkça ne kadar çok eğlence getirdiğini o an anlamış.

Gün bittiğinde Mırmır eve dönerken kalbi sevinçle doluymuş. Artık biliyormuş ki; en güzel oyuncak bile arkadaşlarla paylaşılınca anlam kazanırmış. Mırmır o gece yumağına sarılıp uyurken, ertesi gün okulda arkadaşlarıyla kuracağı yeni ve renkli oyunların hayalini kuruyormuş.

Bu masal şimdiye kadar 36 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Okul ve Arkadaşlık masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.