Klasik Masallar 3 dakika dinleme 5 dakika okuma
Kaplumbağa ve Tavşanın Dostluk Yarışı
Zıpzıp ve Tomi'nin yarış macerası, gerçek başarının hırsla kazanılan bir birincilik değil, dostça el ele yürümek olduğunu öğretiyor.
Masalı oku
Güneşli bir ilkbahar sabahıydı. Ormandaki patika yol, taze çiçek kokularıyla doluydu. Minik kaplumbağa Tomi ve neşeli tavşan Zıpzıp, büyük yarış için başlangıç çizgisine geldiler. Tomi’nin üzerinde benekli, sağlam bir kabuğu; Zıpzıp’ın ise uzun, hareketli kulakları vardı. İkisi de çok heyecanlıydı ama içlerinde hafif bir endişe vardı. Acaba bu yarışı kim kazanacaktı?
Yarışın başlamasıyla birlikte Zıpzıp, bir ok gibi ileri fırladı. “Ben çok hızlıyım, bu yarışı hemen bitireceğim!” diye bağırdı. Uzun bacaklarıyla havada süzülüyor, toz duman çıkararak gözden kayboluyordu. Zıpzıp o kadar hızlıydı ki yolun kenarındaki güzelim papatyaları veya ağaçlardaki renkli kuşları bile görmüyordu.
Ancak çok geçmeden Zıpzıp’ın nefesi kesilmeye başladı. Kalbi küt küt atıyor, bacakları titriyordu. Yolun ortasındaki yaşlı bir çınar ağacının altına çöktü. “Of, çok yoruldum, her yerim ağrıyor,” diye soluklandı. Yarışın tadını çıkaramıyor, tek başına orada öylece oturuyordu. Hızlı koşmak ona beklediği mutluluğu getirmemişti.
Bu sırada Tomi, yolun çok gerisinde yavaş yavaş ilerliyordu. Adımları küçücüktü ve her adımda ağır kabuğu onu biraz daha yoruyordu. Arkadaşı Zıpzıp’ın çoktan uzağa gittiğini ve belki de yarışı bitirmek üzere olduğunu düşündü. “Keşke ben de birazcık hızlı olabilseydim,” diye fısıldadı Tomi. Yalnız başına yürümek ona çok uzun ve zor geliyordu.
Tomi, sonunda yolun ortasındaki çınar ağacına ulaştı ve orada dinlenen Zıpzıp’ı gördü. Zıpzıp yorgunluktan bitkin düşmüş, Tomi ise geride kalmaktan dolayı üzgünleşmişti. İki dost birbirine baktı. Zıpzıp, “Sen gelene kadar tüm enerjim bitti, çok yalnız hissettim,” dedi. Tomi ise yanına oturdu ve “Ben de arkada çok sıkıldım,” diye yanıt verdi.
Tomi’nin aklına o anda harika bir fikir geldi. Zıpzıp’ın omzuna dokundu ve gülümsedi. “Zıpzıp, neden tek başımıza yarışıyoruz ki? Gel, adımlarımızı birleştirelim. Ben biraz daha gayret edip hızlı adımlar atayım, sen de biraz yavaşla. Eğer beraber bir ritim tutturursak, hem yorulmayız hem de eğleniriz,” dedi.
Zıpzıp bu fikri çok sevdi. İki dost ayağa kalktılar ve el ele tutuştular. Tomi, “Haydi bakalım, şimdi sol, şimdi sağ!” diyerek tempoyu belirledi. Zıpzıp, arkadaşının yavaş ama emin adımlarına uyum sağladı. Artık Zıpzıp çok hızlı koşup yorulmuyor, Tomi ise arkada kalmıyordu. Birlikte yürümek, tek başına koşmaktan çok daha kolay gelmişti.
Neşelerini artırmak için yolda bir şarkı söylemeye başladılar. “Tık tık Tomi, zıp zıp Zıpzıp, yollar biter tıp tıp tıp!” diye tempo tuttular. Şarkı söyledikçe orman neşeyle yankılandı. Başlarının üzerinde uçan kelebekler bile onların bu ritmine eşlik etmeye başladı. Beraber şarkı söylerken yolun nasıl geçtiğini hiç anlamadılar.
Birlikte yürürken yol kenarındaki böğürtlenleri fark ettiler. Durup bu tatlı meyvelerin tadına baktılar. Gökyüzündeki pamuk şeker gibi bulutları izleyip neye benzedikleri hakkında şakalaştılar. Zıpzıp, “Daha önce koşarken bu güzel meyveleri hiç görmemiştim,” dedi neşeyle. Tomi de başıyla onayladı; dostuyla vakit geçirmek her şeyden daha güzeldi.
Sonunda bitiş çizgisine ulaştılar. Çizgiyi tam aynı anda, ellerini havaya kaldırarak geçtiler. Ormandaki tüm hayvanlar bu harika ikiliyi alkışladı. Artık ikisi de biliyordu ki; en büyük başarı hırsla birinci olmak değil, sevdiklerinle el ele verip yolun her anından keyif almaktı. Tomi ve Zıpzıp, o günden sonra her maceraya hep beraber atıldılar.
Bu masal şimdiye kadar 41 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.