İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Klasik Masallar 5 dakika dinleme 5 dakika okuma

Çirkin Ördek Yavrusu ve Benekli Kanatlar

Benekli tüyleri nedeniyle kendini farklı ve yalnız hisseden minik ördek Bip'in, kendi eşsiz güzelliğini kabul etme ve sevme hikayesi.

Masalı oku

Bir varmış, bir yokmuş. Baharın gelmesiyle çiçeklerin açtığı, neşeli bir çiftlik göleti varmış. Bu göletin kenarında, minik bir ördek yavrusu yaşarmış. Adı Bip’miş. Bip, diğer ördek yavrularına hiç benzemezmiş. Kanatlarının üzerinde minik minik, koyu renkli benekleri varmış. Bu benekler onu diğerlerinden ayırıyormuş.

Diğer bütün ördek yavruları sapsarı ve pürüzsüz tüylere sahipmiş. Bip ise kendi beneklerine bakıp iç çekermiş. “Keşke ben de onlar gibi sapsarı olsaydım,” diye düşünürmüş. Sarı adındaki arkadaşı suyun içinde neşeyle süzülürken, Bip sadece kenardan izlermiş. Kendi görüntüsünden biraz utanıyor ve kendini farklı hissediyormuş.

Bip, tüylerinin rengi farklı olduğu için kimsenin onunla oynamak istemeyeceğini sanıyormuş. Bu yüzden çoğu zaman uzun sazlıkların arasına saklanırmış. Orada tek başına oturur, sudaki yansımasına bakarmış. Kendini çok yalnız hissediyormuş. Göletin serin sularına girmeye bir türlü cesaret edemiyor, hep kıyıda kalıyormuş.

Bir gün, Pıtpıt adındaki neşeli bir başka ördek yavrusu göletin ortasında su sıçratarak oyunlar oynamaya başlamış. “Haydi Bip, sen de gel! Su çok güzel!” diye seslenmiş. Ama Bip, “Belki de beneklerim yüzünden iyi yüzemem,” diye korkup başını öne eğmiş. Sazlıkların arkasına biraz daha çekilmiş. Oysa kalbi arkadaşlarıyla birlikte yüzmek için çarpıyormuş.

Tam o sırada göletin uzak köşesinden bembeyaz ve çok zarif bir aile süzülerek gelmiş. Bunlar, çiftliğin en sevilen kuğu ailesiymiş. Kuğuların annesi Gökçe, kocaman kanatlarıyla suyun üzerinde adeta dans ediyormuş. Gökçe, sazlıkların arasında saklanan mahzun Bip’i fark etmiş ve yavaşça ona doğru yaklaşmış.

Gökçe, Bip’in yanına gelince sevgiyle boynunu eğmiş. “Merhaba küçük dostum, neden burada tek başına oturuyorsun?” diye sormuş. Bip, çekinerek benekli kanatlarını göstermiş. “Çünkü benim kanatlarım farklı, diğerleri gibi sapsarı değilim,” demiş. Gökçe, Bip’in bu sözlerine çok tatlı ve içten bir gülümsemeyle karşılık vermiş.

Gökçe, Bip’e biraz daha yaklaşarak, “Biliyor musun Bip, senin kanatların tıpkı gece gökyüzündeki parlayan yıldızlara benziyor,” demiş. “Bu benekler seni çok özel ve benzersiz kılıyor. Farklı olmak, dünyadaki en güzel hazineye sahip olmak gibidir.” Bip, ilk defa birinin beneklerini övdüğünü duyunca kulaklarına inanamamış.

Gökçe, kanadıyla göletin derinliklerini işaret ederek, “Haydi, bize o özel kanatlarının suda nasıl güzel parladığını göster,” demiş. Bip, Gökçe’nin güven veren bakışlarıyla büyük bir cesaret bulmuş. İlk kez korkmadan suya doğru bir adım atmış. Ayakları serin suya değince içini harika bir huzur ve neşe kaplamış.

Bip, göletin ortasına geldiğinde Sarı ile karşılaşmış. Sarı, Bip’in yanına yüzerek gelmiş ve “Bip, kanatların suyun altında ne kadar havalı ve farklı görünüyor! Bayıldım!” diye bağırmış. Bip artık hiç utanmıyormuş. Benekli kanatlarını neşeyle çırparak su sıçratmış ve arkadaşıyla birlikte yüzmeye başlamış.

O gün Bip, herkesin kendi benzersiz özellikleriyle güzel olduğunu anlamış. Artık sazlıkların arkasına saklanmasına gerek yokmuş. Çünkü o, yıldızları andıran benekli kanatlarıyla göletin en özel ördek yavrusuymuş. Güneş batarken, Bip ve Gökçe göletin üzerinde huzurla süzülmeye devam etmişler. Gölet hiç bu kadar güzel görünmemiş.

Bu masal şimdiye kadar 32 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Klasik Masallar masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.