Korkular 6 dakika dinleme 5 dakika okuma
Ay’ın Battaniyesi
İlk kez kendi köşesinde uyuyacak olan minik yıldız Işıltı, karanlıktan korksa da sevdiklerinin sevgisiyle kendi yatağında güvende hissetmeyi öğreniyor.
Masalı oku
Gökyüzünün en uzak ve en sakin köşesinde, pırıl pırıl parlayan minicik bir yıldız yaşarmış. Adı Işıltı’ymış. Işıltı, gün boyu diğer yıldız arkadaşlarıyla saklambaç oynar, kuyruklu yıldızların peşinden neşeyle koşarmış. Ama o gece Işıltı için biraz farklıymış. Çünkü artık büyüme vakti gelmiş ve Işıltı’nın ilk kez gökyüzündeki kendi özel köşesinde, kendi bulut yatağında uyuması gerekiyormuş.
Gece ilerledikçe gökyüzü daha da koyulaşmış. Işıltı, kendi köşesine çekilmiş ama içini bir endişe kaplamış. “Burası çok büyük ve çok sessiz,” diye fısıldamış kendi kendine. Etrafına bakmış, her yer uçsuz bucaksız bir karanlıkmış. Işıltı, karanlıkta tek başına kalmaktan birazcık korkmuş ve minik ışığı korkudan titremeye başlamış. Kendi bulut yatağına gitmek yerine, olduğu yerde kalakalmış.
Tam o sırada, gökyüzünün en yaşlı ve en bilge dostu olan Ay Dede belirmiş. Ay Dede, gümüş rengi bir ışık saçarak yavaşça Işıltı’ya doğru yaklaşmış. Işıltı’nın ışığının zayıfladığını ve üzgün olduğunu fark etmiş. Ay Dede’nin yüzünde her zamanki gibi kocaman ve güven veren bir gülümseme varmış. Işıltı, Ay Dede’yi görünce biraz rahatlamış ama hala endişeliymiş.
Ay Dede, nazik bir sesle sormuş: “Neden hala uyanıksın minik Işıltı? Uykun gelmedi mi?” Işıltı, utana sıkıla cevap vermiş: “Ay Dede, ben galiba biraz korkuyorum. Kendi köşemde tek başıma uyumak bana çok zor geliyor. Her yer çok karanlık ve kendimi yalnız hissediyorum.” Ay Dede, Işıltı’nın bu korkusunu çok iyi anlamış ve ona sevgiyle bakmış.
Ay Dede, “Biliyor musun küçük yıldız,” demiş. “Aslında hiç yalnız değilsin. Gökyüzündeki tüm dostların ve ben her zaman buradayız. Ama uyurken kendini daha iyi hissetmen için sana çok özel bir şey hazırlayacağım.” Ay Dede, etraftaki en yumuşak, en beyaz ve en pofuduk bulutları birer birer toplamaya başlamış. Işıltı merakla onu izliyormuş.
Ay Dede topladığı bulutları kendi gümüş ışığıyla iyice yıkamış. Bir süre sonra bulutlar parlamaya başlamış. Ortaya gökyüzünün en yumuşak, en sıcak ve gümüş renkli gece battaniyesi çıkmış. Bu battaniye o kadar güzelmiş ki, sanki içinden binlerce minik yıldız geçiyormuş gibi parlıyormuş. Ay Dede, battaniyeyi nazikçe havaya kaldırmış.
“İşte bu senin özel gece battaniyen,” demiş Ay Dede ve battaniyeyi Işıltı’nın omuzlarına yavaşça bırakmış. Işıltı, gümüş battaniyeye sarıldığı anda içine müthiş bir sıcaklık dolmuş. Battaniye hem çok hafifmiş hem de sanki ona sımsıkı sarılıyormuş gibi hissettiriyormuş. Işıltı’nın yüzünde artık kocaman bir gülümseme belirmiş, korkusu bir anda uçup gitmiş.
Işıltı, battaniyesine sarılarak kendi bulut yatağına doğru süzülmüş. Artık karanlık ona korkutucu gelmiyormuş. Aksine, battaniyesinin gümüş ışığının karanlıkta ne kadar güzel parladığını fark etmiş. “Ay Dede, bu battaniye gerçekten sihirli!” diye seslenmiş. Ay Dede gülümseyerek, “Sihir senin kalbinde, küçük Işıltı. Sen güvendesin,” diye cevap vermiş.
Işıltı, yumuşacık bulut yatağına yerleşmiş ve battaniyesini çenesine kadar çekmiş. Gözlerini kapatmadan önce yukarı bakmış ve Ay Dede’nin hala orada olduğunu, ona göz kulak olduğunu görmüş. Kendi yerinde, kendi yatağında olmanın ne kadar huzurlu ve tatlı olduğunu hissetmiş. Artık tek başına uyumak, ona büyük bir macera ve mutluluk gibi geliyormuş.
Küçük yıldız Işıltı, o gece mışıl mışıl, en güzel rüyalarla dolu bir uykuya dalmış. Ay Dede ise sabaha kadar ona gümüş ışığıyla eşlik etmiş. Işıltı artık biliyormuş ki; kendi yatağımızda uyumak, sevdiklerimizin sevgisiyle sarmalandığımız en güvenli adımdır. O geceden sonra Işıltı, her gece kendi köşesinde huzurla uyumuş.
Bu masal şimdiye kadar 44 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.