Aile ve Kardeşler 3 dakika dinleme 5 dakika okuma
Tavşan Pamuk’un Kıskançlığı
Tavşan Pamuk, ailesine yeni bir kardeş katıldığında kıskançlık hisseder ancak zamanla kalpteki sevginin hiç azalmadığını öğrenir.
Masalı oku
Bir zamanlar, rengarenk çiçeklerin açtığı, güneşin hep gülümsediği sevimli bir ormanda Pamuk adında küçük bir tavşan yaşardı. Pamuk’un kürkü bembeyaz, kulakları ise pamuk şeker gibi yumuşacıktı. Ailesiyle birlikte yaşadığı orman evi, dünyanın en mutlu yeriydi. Her sabah annesi Selin ile bahçede zıplar, beraber doğayı keşfederlerdi.
Pamuk, evindeki odasında en sevdiği oyuncaklarıyla oyun oynamayı çok severdi. Tahta bloklardan devasa kuleler yapar, mavi renkli topunu evin içinde neşeyle yuvarlardı. O zamanlar evin tek çocuğu olduğu için bütün ilgi ve sevgi sadece onun üzerindeydi. Pamuk, dünyanın en şanslı tavşanı olduğunu düşünerek her gün neşeyle şarkılar söylerdi.
Ama bir gün her şey değişti. Eve Pıtır adında minik bir kardeş geldi. Pıtır o kadar küçüktü ki, annesi Selin ve babası Mert sürekli onunla ilgilenmek zorunda kalıyordu. Babası Mert, gün boyu Pıtır’ı kucağında sallıyor, ona alçak sesle ninniler söylüyordu. Pamuk, babasının eskisi gibi kendisiyle dışarıya oyun oynamaya çıkmadığını fark etti.
Pamuk, ailesinin yeni bebekle bu kadar çok vakit geçirmesini uzaktan sessizce izledi. Annesi Selin, Pıtır’ın minik kıyafetlerini katlarken Pamuk’un yanına gelip oyunlarına katılamıyordu çünkü elleri hep doluydu. Pamuk kendini bir kenara itilmiş ve birazcık unutulmuş gibi hissetti. Belki de artık ailesi onu eskisi kadar çok sevmiyordu.
Kalbi biraz kırılan Pamuk, sessizce kendi odasına çekildi. Pencerenin kenarına oturup dışarıdaki neşeli kuşları izlemeye başladı. İçindeki kıskançlık duygusu kocaman gri bir bulut gibi üzerine çökmüştü. “Keşke yine eskisi gibi sadece biz olsaydık,” diye fısıldadı ve bir damla gözyaşı pofuduk yanağından aşağı sessizce süzüldü.
O sırada kapı yavaşça açıldı ve içeriye annesi Selin girdi. Pamuk’un üzgün olduğunu hemen anlamıştı. Yanına gelip ona sımsıcak sarıldı. “Pamuk, canım yavrum,” dedi yumuşak bir sesle. “Pıtır çok küçük olduğu için şu an çok yardıma ihtiyacı var ama bu senin yerinin değiştiği anlamına gelmez. Benim kalbim her ikiniz için de dünyalar kadar büyük.”
Annesi, Pamuk’un elini tutup gözlerinin içine sevgiyle baktı. “Sen bizim ilk göz ağrımızsın ve her zaman çok özelsin,” dedi. Sonra gülümseyerek ekledi: “Biliyor musun, kardeşine masal okurken senin yardımına çok ihtiyacımız var. Sen harika bir okuyucusun ve Pıtır senin sesini duymayı her şeyden çok istiyor.”
Pamuk, annesinin bu teklifi üzerine birden heyecanlandı. Hemen kitaplığından en renkli ve en sevdiği masal kitabını seçti. Pıtır’ın yanına gidip küçük bir iskemleye oturdu. Kitabın sayfalarını büyük bir dikkatle çevirirken, ormandaki kahraman tavşanların hikayesini en neşeli ve en canlı sesiyle anlatmaya başladı.
Pamuk masalı anlatırken, minik Pıtır sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Pamuk’un hareket eden burnunu ve neşeli sesini duyunca birden minik ellerini çırpmaya başladı. Pıtır’ın yüzünde kocaman ve çok tatlı bir gülümseme belirdi. Kardeşinin kendisine böyle sevgiyle bakması, Pamuk’un içindeki tüm o kıskançlık bulutlarını dağıtıverdi.
Pamuk artık bir “abi” olduğu için kendisiyle büyük bir gurur duyuyordu. Aile sevgisinin paylaşıldıkça azalmadığını, aksine yeni bir kardeşle daha da büyüdüğünü anlamıştı. Artık kardeşi Pıtır ile vakit geçirmekten büyük keyif alıyor, ona her gün yeni şeyler öğretmek istiyordu. Orman evi artık eskisinden de mutlu ve neşeliydi.
Bu masal şimdiye kadar 34 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.