Korkular 3 dakika dinleme 5 dakika okuma
Küçük Kanguru Zıpzıp’ın Cebindeki Cesaret
Okulun ilk gününde annesinden ayrılmaktan korkan Küçük Kanguru Zıpzıp'ın, kalbindeki sevgiden güç alarak cesaret bulmasını anlatan sevimli bir masal.
Masalı oku
Güneşli bir sabah, orman pırıl pırıl parlarken Küçük Kanguru Zıpzıp annesi İnci’nin kesesinde mışıl mışıl uyuyordu. Bugün onun için çok özel bir gündü çünkü Orman Okulu başlıyordu. Zıpzıp gözlerini araladığında kalbinin küt küt attığını hissetti. Annesinden ayrılmak istemiyor, okulun nasıl bir yer olduğunu merak ediyordu. Yumuşacık tüylerine sarılıp orada kalmak en güvenli yol gibi görünüyordu.
Okulun kapısına vardıklarında Zıpzıp annesinin elini her zamankinden daha sıkı tuttu. Rengârenk boyanmış ahşap kapı ve içeriden gelen cıvıltılar onu biraz korkutmuştu. “Anneciğim, ya seni çok özlersem?” diye fısıldadı. Gözleri yaşarmıştı ve içeri girmek yerine geri dönmek istiyordu. Orman Okulu çok büyük, kendisi ise çok küçük görünüyordu.
Annesi İnci nazikçe eğildi ve çantasından pürüzsüz, parlayan pembe bir taş çıkardı. “Bak Zıpzıp, bu bir Sevgi Taşı,” dedi. “Bunu cebine koyduğunda, ben yanında olmasam bile sevgim hep seninle olacak. Ne zaman korkarsan elini cebine at ve bu taşı sıkıca tut. O sana cesaret verecek ve beni hatırlatacak.”
Zıpzıp, Sevgi Taşı’nı küçük elleriyle aldı ve hemen önlüğünün cebine yerleştirdi. Taşın sıcaklığı avucuna, oradan da kalbine yayıldı. Annesi ona kocaman bir öpücük verdi ve “İyi eğlenceler küçük kahramanım,” dedi. Zıpzıp derin bir nefes aldı ve elini cebindeki taşın üzerinde gezdirerek kendini daha güçlü hissetmeye başladı.
Tam o sırada okulun kapısında öğretmen Koala Yaprak göründü. Yaprak öğretmen, boynunda yeşil bir fularla Zıpzıp’a doğru yürüdü. “Hoş geldin Zıpzıp! Bugün seninle çok eğlenceli oyunlar oynayacağız,” diyerek ona yumuşacık elini uzattı. Yaprak öğretmenin sesi o kadar sakindi ki, Zıpzıp’ın içindeki son korku kırıntıları da uçup gitti.
Yaprak öğretmen, Zıpzıp’ı diğer hayvan yavrularının olduğu bahçeye götürdü. “Bak Zıpzıp, burası bizim oyun alanımız,” dedi. Zıpzıp etrafına baktığında her yerde neşeyle koşturan arkadaşlar gördü. Cebindeki taşı tekrar sıktı ve annesinin “Seni bekliyor olacağım” sözlerini hatırladı. Artık keşfetmeye hazırdı ve bahçedeki oyuncaklar çok ilgi çekici duruyordu.
Bahçede Tavşan Pıtır, bir topun peşinde zıplıyordu. Zıpzıp’ı görünce hemen yanına geldi. “Merhaba! Benimle zıplama yarışı yapmak ister misin?” diye sordu Pıtır. Zıpzıp şaşırdı ama çok sevindi. “Tabii ki isterim, ben bir kanguruyum ve zıplamayı çok severim!” dedi. İlk defa kendi başına bir arkadaş edinmenin heyecanını yaşıyordu.
Zıpzıp ve Pıtır, bahçenin bir ucundan diğer ucuna kadar en yüksek kim zıplayacak diye yarıştılar. Zıpzıp her zıpladığında kulağındaki rüzgarın sesini duyuyor ve çok eğleniyordu. Cebindeki Sevgi Taşı her zıplayışında hafifçe bacağına değiyordu. Bu ona annesinin hep yakınlarda bir yerde olduğunu hatırlatıyor, oyun oynamasını daha da keyifli hale getiriyordu.
Gün boyunca Zıpzıp, Pıtır ile resimler yaptı, şarkılar öğrendi ve birlikte taze yapraklar yediler. Zaman o kadar hızlı geçmişti ki, Zıpzıp korktuğunu tamamen unutmuştu. Okul, annesinin dediği gibi macera dolu bir yerdi. Artık cebindeki taşa dokunmasına bile gerek kalmamıştı çünkü içindeki cesaret kendi kendine büyümüştü.
Akşamüstü güneş batarken, anne kanguru İnci okulun kapısında göründü. Zıpzıp onu görünce sevinçle annesinin kesesine doğru koşturdu. “Anne, okul harikaydı! Pıtır ile tanıştım ve Sevgi Taşı bana çok yardım etti,” dedi. Zıpzıp artık biliyordu ki, cebinde sevgisi ve kalbinde cesareti olduğu sürece her yeri sevebilirdi.
Bu masal şimdiye kadar 48 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.