İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Hayal Gücü 3 dakika dinleme 4 dakika okuma

Yastığının Altındaki Gizli Krallık

Ege, gece uyuyamadığı sırada yastığının altında sihirli bir altın anahtar bulur ve yatağının altındaki gizli krallığı keşfederek tatlı bir uyku macerasına atılır.

Masalı oku

Ege, gece lambasının loş ışığında tavanı seyrediyordu. Odanın her köşesi derin bir sessizliğe bürünmüş gibiydi ama onun uykusu bir türlü gelmiyordu. “Neden herkes çoktan uyudu da ben hâlâ uyanığım?” diye düşündü, yatağında otururken canı biraz sıkılmıştı.

Sağa döndü, sola döndü, en sonunda rahat etmek için yastığını düzeltti. Tam o sırada eline sert ve alışılmadık bir şey çarptı. Yastığını heyecanla kaldırdığında, üzerinde minik yıldız kabartmaları olan, altın renginde ve etrafına yumuşak ışıklar saçan sihirli bir anahtar buldu.

Ege anahtarı parmaklarının arasında tutarken, yatağının altından ince, gümüş rengi bir ışık hüzmesi sızmaya başladı. Merakla yere eğildi ve tozların arasına gizlenmiş, tam da bu anahtara uygun minicik bir kapı gördü. Anahtarı yavaşça kilide soktu ve “tık” sesiyle gizli kapı açıldı.

Kapıdan içeri adımını attığı anda kendini pamuk gibi yumuşak ve rengarenk bir dünyada buldu. Burası Gizli Oyuncak Krallığı’ydı! Ege’nin en sevdiği eski ayıcığı Pufi, üzerinde şık bir yelekle onu karşıladı. “Seni bekliyorduk Ege, burada uykusu gelmeyenler için harika maceralar var!” dedi Pufi.

Krallığın gökyüzünde kitaplar, birer kuş gibi kanat çırparak süzülüyordu. Ege, üzerinde renkli resimler olan bir kitabın havada uçuşunu hayranlıkla izledi. Kitap yanından geçerken ona en sevdiği masallardan birini fısıldadı ve sayfalarından etrafa pırıl pırıl ışıltılar saçıldı.

Ege ve Pufi, uçan kitapların arasından çıkan kâğıttan kelebekleri yakalamaya çalışarak oyunlar oynadılar. Kitaplar Ege’nin etrafında neşeyle dönerken, odanın her yeri sihirli masal kahramanlarıyla dolmuş gibiydi. Ege o kadar eğleniyordu ki can sıkıntısından eser kalmamıştı.

Birden gökyüzünden minik, parlak yıldızlar birer kar tanesi gibi yere inmeye başladı. En sevimli ve en parlak yıldız olan Pırıl, Ege’nin avucuna kondu. Pırıl o kadar yumuşak ve sıcacıktı ki, Ege onun eline dokunmasıyla birlikte kalbinin huzurla dolduğunu hissetti.

“Artık biraz dinlenme vakti geldi,” dedi Pufi yumuşak bir sesle. Pufi ve Pırıl, Ege’nin elinden tutarak onu pamuk şekerden yapılmış, devasa ve yumuşacık bir bulutun üzerine götürdüler. Krallıktaki tüm oyuncaklar ve yıldızlar bir araya gelip en güzel uykuları getiren ninniler söylemeye başladılar.

Ninnilerin huzurlu ritmiyle Ege’nin göz kapakları ağırlaşmaya başladı. Pırıl tepesinde nazikçe parıldarken, Ege esneyerek buluta iyice gömüldü. Artık krallığın ışıkları yavaş yavaş loşlaşmış, uykunun o sıcak kolları küçük Ege’yi sarmaya başlamıştı.

Ege, krallıktan ayrılıp tekrar kendi yatağına süzüldüğünde üzerinde hâlâ o minik anahtarın sıcaklığı vardı. Hayal gücünün ona sunduğu bu muazzam macera sayesinde artık biliyordu ki, uykuda bile harika dünyalar onu bekliyordu. Gülümseyerek gözlerini kapattı ve derin, huzurlu bir uykuya daldı.

Bu masal şimdiye kadar 39 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Hayal Gücü masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.