İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Zaman Yolculuğu 4 dakika dinleme 4 dakika okuma

Elif ve İbn-i Sina’nın Şifalı Bahçesi

Elif bahçesinde bulduğu gizemli altın tohumu ektiğinde yükselen mavi bir ışıkla kendini İbn-i Sina'nın şifalı ve büyüleyici bahçesinde bulur. Doğa, bilgi ve şefkatin gücüyle canlılara yardım etmeyi öğrenir.

Masalı oku

Elif, modern evinin arka bahçesinde oyun oynarken toprakta parlayan, altın rengi gizemli bir tohum buldu. Bu tohum daha önce gördüğü hiçbir şeye benzemiyordu. Meraklı gözlerle avucundaki bu küçük hazineye baktı ve onu en sevdiği mavi saksısına dikmeye karar verdi.

Elif tohumu eker ekmez saksıdan yumuşak, mavi bir ışık yükselmeye başladı. Işık bir anda her yeri kapladı ve Elif kendini mis kokulu, devasa ağaçların ve gümüş suların olduğu bambaşka bir bahçede buldu. Etrafındaki dünya sanki bir masal kitabının içine girmiş gibi değişmişti.

Yeni bahçe o kadar güzeldi ki, her köşesinde daha önce hiç görmediği devasa, renkli çiçekler açmıştı. Havada huzurlu bir sessizlik ve taze otların kokusu vardı. Elif şaşkınlıkla etrafına bakarken, ileride beyaz kaftanıyla bir taşın üzerine oturmuş bilge bir adam gördü.

Bu nazik adam, şifalı bitkilerin dilinden anlayan büyük usta İbn-i Sina idi. Elif’e sevgiyle gülümseyerek, “Hoş geldin küçük arkadaşım, doğanın kalbine, binlerce yıl öncesine geldin,” dedi. Sesi o kadar yumuşak ve güven vericiydi ki Elif kendini hemen güvende hissetti.

Tam o sırada yakındaki bir gül çalısının altından ince bir ses duyuldu. Minik, mavi bir kuş kanadını sert bir dala çarpmış, yerde sessizce yardım bekliyordu. İbn-i Sina hemen kuşun yanına gidip onu incitmeden nazikçe avuçlarının içine aldı.

İbn-i Sina, Elif’e dönerek, “Bu küçük dostumuzu iyileştirmek için yumuşak yapraklı, kadife gibi gümüş bir ot bulmalıyız,” dedi. Elif yardım edebileceği için çok mutlu oldu ve hemen işe koyularak yerdeki bitkileri dikkatle incelemeye başladı.

Elif, yaşlı bir çınar ağacının gölgesinde tam da usta İbn-i Sina’nın tarif ettiği o gümüş renkli bitkiyi buldu. Yapraklarına dokunduğunda sanki yumuşacık bir pamuğa dokunuyormuş gibi hissetti. Heyecanla bitkiyi nazikçe kopardı ve arkadaşına yardım etmenin sevinciyle gülümsedi.

İbn-i Sina, Elif’in getirdiği şifalı yaprağı kuşun incinmiş kanadına merhem gibi yavaşça yerleştirdi. Elif’in sevgi dolu bakışları altında, kuşun acısı sanki sihirli bir dokunuşla dindi. Minik kuş, artık korkmuyor ve iyileştiğini hissediyordu.

İyileşen minik kuş neşeyle cıvıldayarak gökyüzüne doğru süzüldü. İbn-i Sina, Elif’in omuzuna dokunarak, “Unutma küçük Elif, sevgi ve doğru bitkiler her yarayı sarar,” dedi. O sırada her yer yeniden o tanıdık mavi ışıkla aydınlanmaya başladı ve dünya dönmeye başladı.

Gözlerini açtığında Elif tekrar kendi bahçesindeydi ve elinde o gümüş renkli şifalı yaprağı tutuyordu. Artık her bitkinin bir hikayesi ve bir şifası olduğunu biliyordu. Gün batarken Elif, doğanın tüm mucizelerine teşekkür ederek huzurla evine girdi.

Bu masal şimdiye kadar 33 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Zaman Yolculuğu masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.