İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Cesaret ve Sorumluluk 3 dakika dinleme 4 dakika okuma

Kırmızı Kamyon Pırpır’ın Görevi

Küçük kamyon Pırpır, dev kepçe Gürbüz gibi büyük yükler taşımak isterken herkesin kendine özel harika bir yeteneği olduğunu keşfediyor.

Masalı oku

Pırpır, çocuk odasındaki renkli halının üzerinde duran küçük, parlak kırmızı bir oyuncak kamyondu. Pırpır, her sabah neşeyle uyanır, tekerleklerini döndürerek odanın içinde hızlıca turlar atardı. Gözleri pırıl pırıl parlar, minik kasasıyla her zaman yeni bir şeyler taşımaya hazır bir şekilde beklerdi.

Odanın diğer köşesinde, dev gibi bir kepçe olan Gürbüz duruyordu. Gürbüz, kocaman sarı pençesiyle ağır tahta blokları havaya kaldırıyor, bir yerden bir yere kolayca taşıyordu. Pırpır, Gürbüz’ün ne kadar güçlü ve büyük olduğunu hayranlıkla izliyor, bazen içinden onun gibi büyük işler yapmayı hayal ediyordu.

Pırpır, yerdeki büyük bir tahta bloğu taşımayı denemeye karar verdi. İleri geri gitti, motorunu “vın vın” diye bağırtarak kendini iyice zorladı ama koca blok yerinden bile oynamadı. Pırpır çok üzüldü. “Ben çok küçüğüm, hiçbir ağır şeyi taşıyamıyorum,” diye düşünerek farlarını yere eğdi.

Pırpır, kendisini biraz işe yaramaz hissetmeye başlamıştı. Odadaki diğer araçlar hep büyük ve önemli işler yapıyor gibi görünüyordu. Oysa o, minik tekerlekleri ve küçük kasasıyla sadece süs gibi bir köşede duruyordu. Kendi kendine, “Keşke ben de dev gibi olsaydım,” diye fısıldadı.

Tam o sırada odada bir ses duyuldu: “Şangırrr!” Masanın üzerindeki cam olmayan boncuk kutusu devrilmiş, yüzlerce minik ve renkli boncuk halının üzerine dağılmıştı. Boncuklar o kadar küçüktü ki, her biri halının tüylerinin arasına saklanmış, her tarafa yayılmıştı.

Büyük kepçe Gürbüz hemen yardıma koştu ve boncukları toplamaya çalıştı. Ancak kocaman sarı pençesi o kadar büyüktü ki, minik boncukları bir türlü yakalayamıyordu. Aksine, o hareket ettikçe boncuklar daha da uzağa fırlıyordu. Gürbüz, “Bu iş benim için çok ince ve zor,” diyerek üzüntüyle geri çekildi.

Pırpır, yerdeki boncuklara dikkatle baktı. Kendi minik kasası ve ince tekerlekleri, tam da bu küçük boncuklara göreydi! Birden heyecanla sarsıldı. “Bunu ben yapabilirim!” diye bağırdı. Hemen harekete geçerek en yakındaki parlak mavi boncuğa doğru usulca yaklaştı.

Pırpır, halının üzerinde bir o yana bir bu yana mekik dokumaya başladı. Küçük tekerlekleriyle boncukların arasına rahatça giriyor, kasasını rengarenk boncuklarla dolduruyordu. Her seferinde büyük bir dikkatle boncukları topluyor, kendini hiç olmadığı kadar yetenekli ve hızlı hissediyordu.

Sonunda bütün boncuklar toplanmış ve kutusuna geri dönmüştü. Oda artık pırıl pırıldı. Büyük kepçe Gürbüz, Pırpır’ın yanına gelerek ona hayranlıkla baktı. “Aferin küçük dostum,” dedi. “Senin o minik kasan olmasaydı bu odayı asla toplayamazdık. Sen harika bir iş çıkardın!”

Pırpır o gün çok önemli bir şey öğrenmişti. Herkesin yapabileceği, kendine has ve çok özel bir iş vardı. Boyu ne kadar küçük olursa olsun, her yardım dünyayı daha güzel bir yer yapabilirdi. Kırmızı kamyon Pırpır, artık boyuna bakıp üzülmüyor, odanın en mutlu kahramanı olarak parlamaya devam ediyordu.

Bu masal şimdiye kadar 11 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Cesaret ve Sorumluluk masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.