Zaman Yolculuğu 4 dakika dinleme 3 dakika okuma
Kerem ve Evliya Çelebi’nin Kayıp Seyahatnamesi
Kerem, odasında bulduğu sihirli kitapla eski İstanbul'a giderek Evliya Çelebi'nin kayıp seyahatnamesini bulmasına yardım eder.
Masalı oku
Meraklı Kerem, bir akşam odasında dedesinden kalan eski ve kocaman bir kitap buldu. Kitabın kapağında renkli haritalar vardı ve sayfaları mis gibi eski kağıt kokuyordu. Kerem parmaklarını haritaların üzerinde yavaşça gezdirdi.
Kerem kitabın sayfalarını çevirirken birden odası sihirli bir ışıkla parıldamaya başladı. Gözlerini bir anlığına sımsıkı kapattı ve tekrar açtığında kendini çok eski zamanların İstanbul’unda, kalabalık ve neşeli bir meydanda buldu. Gökyüzünde beyaz martılar süzülüyordu.
Meydanda, başında kocaman bir kavuğu ve sırtında heybesiyle tatlı dilli bir gezgin olan Evliya Çelebi duruyordu. “Ah evladım,” dedi Çelebi biraz üzülerek, “Sert bir rüzgar esti ve gezilerimi yazdığım değerli sayfaları her yana uçurdu.”
Kerem, Evliya Çelebi’nin elini tuttu ve “Lütfen üzülme, hepsini birlikte bulabiliriz,” dedi. İkili, neşeyle şarkılar söyleyerek dar ve renkli sokaklarda uçuşan beyaz sayfaların izini sürmeye başladılar. Kerem çok heyecanlıydı.
Mis kokulu Baharatçılar Çarşısı’na geldiklerinde Kerem, baharatçı Bekir amcaya yaklaştı. “Pardon efendim, buralarda uçuşan kağıtlar gördünüz mü?” diye nazikçe sordu. Bekir amca, tarçın çubuklarının arasına sıkışan bir sayfayı onlara uzattı.
Yolun devamında neşeli bir dondurmacı olan Davut amcanın önünde durdular. Davut amca, tam külahların yanına konan beyaz bir kağıdı gülerek Kerem’e verdi. Kerem kibarca teşekkür etti ve buldukları sayfayı Evliya amcanın heybesine koydu.
Çarşıdaki herkes Kerem’in nazik sorularına sevgiyle cevap veriyordu. Sahil kenarındaki balıkçı Mercan amca, oltasının ipine takılan bir sayfayı onlara sevinçle teslim etti. Kerem, yardım alabildiği için çok şanslı hissediyordu.
Nihayet Evliya Çelebi’nin tüm seyahatnamesi yeniden tamamlanmıştı. Gezgin amca çok mutlu oldu. “Sen çok akıllı ve yardımsever bir çocuksun Kerem,” diyerek ona hatıra olarak minik, rulo yapılmış bir harita hediye etti.
Birden etraf tekrar parıldamaya ve her şey dönmeye başladı. Kerem, yeni dostuna el sallayarak veda etti. “Güle güle Evliya amca, gezecek çok yerin var, sana iyi yolculuklar dilerim!” diye neşeyle bağırdı.
Kerem gözlerini açtığında yine kendi sıcak odasındaydı ve kucağında dedesinin kitabı vardı. Artık soru sormanın, merak etmenin ve insanlara nazikçe yardım etmenin dünyadaki en güzel şey olduğunu çok iyi biliyordu.
Bu masal şimdiye kadar 39 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.