Merak ve Keşif 4 dakika dinleme 4 dakika okuma
Damla ve Su Perisinin Hikayesi
Damla, sıcak bir günde bahçesindeki papatyaların solduğunu fark eder ve toprağın susuzluğuna çare olmak için neşeyle yardım etmeye karar verir.
Masalı oku
Bir zamanlar, doğayı ve çiçekleri çok seven, kocaman yürekli Damla adında küçük bir kız yaşardı. Damla her sabah erkenden kalkar, bahçesindeki cıvıl cıvıl çiçeklerle selamlaşırdı. En sevdiği yer, bahçenin hemen yanından şırıl şırıl akan derenin kıyısıydı.
Günlerden bir gün, güneş gökyüzünde her zamankinden daha parlak ve sıcak görünüyordu. Toprak kurumuş, bahçedeki kuşlar bile ağaçların gölgesine çekilmişti. Damla, havayı kokladığında toprağın ne kadar susadığını hemen hissetti.
Bahçenin köşesindeki minik papatyalar, boyunlarını bükmüşlerdi. O güzelim beyaz yaprakları birazcık solmuş, neşeleri kaçmıştı. Damla, papatyaların bu halini görünce çok üzüldü ve onlara yardım etmek için hemen harekete geçti.
Damla, küçük kırmızı sulama kabını kaptığı gibi musluğa koştu ama musluktan sadece birkaç damla su aktı. Kuraklık nedeniyle her yer kurumuştu. Damla, elindeki boş kaba bakarak, “Sizi susuz bırakmayacağım minik dostlarım,” diye fısıldadı.
Umudunu kaybetmeyen Damla, bahçenin kıyısındaki dereye doğru yürüdü. Dere hâlâ akıyordu ama suları eskisinden daha azdı. Damla derenin kenarına oturdu ve çiçekleri için bir çözüm yolu düşündü; kalbi sevgiyle ve yardım etme isteğiyle doluydu.
Tam o sırada, derenin suları aniden pırıldamaya başladı ve suyun içinden zarif bir siluet yükseldi. Bu, masmavi kanatları olan sevimli Su Perisi Arın’dı. Arın, gümüş rengi saçları ve parıldayan elbisesiyle Damla’ya gülümseyerek bakıyordu.
Su Perisi Arın, yumuşak bir sesle, “Merhaba sevgili Damla,” dedi. “Senin çiçeklere olan sevgini ve yardımsever kalbini gördüm. Saf iyiliğin beni çok etkiledi ve sana bir hediye getirmek istedim.”
Arın, elinde tuttuğu yıldızlarla süslü, pırıl pırıl bir sulama kabını Damla’ya uzattı. “Bu sihirli bir kaptır,” dedi Arın. “İçindeki su hiç bitmez ve dokunduğu her yere neşe götürür. Bunu çiçeklerin için kullanabilirsin.”
Damla, sihirli sulama kabını alıp hemen papatyaların yanına koştu. Kabı eğdiği anda içinden parlayan, serin sular dökülmeye başladı. Sular toprağa değdikçe papatyalar sanki yeniden doğuyormuş gibi boyunlarını doğrultup canlandılar.
Çok geçmeden tüm bahçe rengarenk çiçeklerle doldu ve etrafa harika kokular yayıldı. Damla, iyiliğin ve paylaşmanın dünyayı nasıl güzelleştirdiğini görerek çok mutlu oldu. O günden sonra bahçe, sevgi ve sihirli suyun gücüyle hep neşe içinde kaldı.
Bu masal şimdiye kadar 43 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.