İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Dostluk 5 dakika dinleme 4 dakika okuma

Demir’in Uykucu Ayıcığı

Demir, uyku vakti geldiğinde en sevdiği oyun arkadaşı ayı Pufi'yi uyutmak için ona sıkıca sarılır ve annesinin kendisini uyuttuğu gibi onu sevgisiyle sakinleştirir.

Masalı oku

Demir, yumuşacık yatağında uyumaya hazırlanıyordu. Odasındaki yıldızlı lambalar etrafa hafif bir ışık saçıyor, her yer çok huzurlu görünüyordu. Demir esnedi ve mavi pijama takımıyla yatağına oturdu. Ama o da ne? En sevdiği oyun arkadaşı ayı Pufi, sanki hiç de uykusu gelmiş gibi görünmüyordu.

Pufi, masanın üzerinde dimdik duruyordu. Küçük plastik gözleri parlıyordu ve sanki hâlâ oyun oynamak istiyor gibiydi. Pufi çok yumuşaktı ama şu an çok hareketli bir oyuncak gibi hissediyordu. Demir, “Haydi Pufi, artık uyku vakti geldi,” diye seslendi ancak Pufi yerinden kıpırdamadı.

Demir, Pufi’yi kucağına aldı ve ona sıkıca sarıldı. Onu biraz salladı, tıpkı annesinin kendisini uyuturken salladığı gibi. Ama Pufi’nin yumuşak kulakları hâlâ yukarıdaydı. Pufi sanki “Uykum yok ki!” diyordu. Demir ne yapacağını bilemedi ve derin bir nefes alarak yatağına geri oturdu.

Demir, Pufi’ye en sevdiği kırmızı arabasını gösterdi, sonra küçük çıngırağını salladı. Belki biraz daha oynarlarsa Pufi’nin uykusu gelirdi diye düşündü. Ama Pufi hâlâ uyanıktı. Demir’in ise göz kapakları gittikçe ağırlaşıyordu. “Pufi, lütfen uyumalısın,” dedi Demir çok yumuşak bir sesle.

Demir yatağına tekrar oturdu ve düşünmeye başladı. Pufi’yi nasıl uyutabilirdi? Belki de Pufi sadece biraz şefkat ve sakin bir şeyler bekliyordu. Demir gülümsedi. Kendi annesinin her gece ona yaptığı gibi, en güzel ve en sakin masalları anlatmaya karar verdi.

Demir, Pufi’yi yanına yatırdı ve fısıltıyla konuşmaya başladı. “Bir varmış, bir yokmuş… Gökyüzündeki beyaz bulutların üzerinde zıplayan minik kuzucuklar varmış.” Pufi’nin tüyleri lambanın ışığında parlıyordu. Demir anlattıkça sesi daha da huzurlu ve yumuşak bir hal alıyordu.

Demir masalına devam etti: “Sonra bu minik kuzucuklar, pamuk şekerden bir ağacın altına yatıp rüyalara dalmışlar.” Tam o sırada Pufi’nin başı yavaşça yana devrildi. Sanki Pufi de o yumuşacık kuzucukları hayal ediyordu. Demir, arkadaşının sonunda sakinleştiğini görünce çok mutlu oldu.

Demir ve Pufi, duvardaki yıldız şeklindeki lambaları izlemeye başladılar. Yıldızlar sanki onlara sessizce göz kırpıyordu. Demir, “Bak Pufi, yıldızlar bile uyumaya hazırlanıyor,” dedi. Pufi’nin o minik, dik duran kulakları artık tamamen gevşemiş ve yumuşacık olmuş gibiydi.

Demir, Pufi’ye son kez sıkıca sarıldı ve onun yumuşacık başına kocaman bir öpücük kondurdu. “Seni çok seviyorum uykucu ayıcığım,” diye fısıldadı. Pufi artık tamamen uykuya hazırdı. Demir’in gösterdiği bu şefkat ikisini de çok rahatlatmış, tüm o uyanık halleri uçup gitmişti.

Sonunda Demir ve Pufi, yorganın altında birbirlerine sarılarak derin bir uykuya daldılar. Odadaki yıldızlı ışıklar onları huzurla sarmaladı. Sevginin ve ilginin gücüyle, Demir ve en yakın dostu Pufi, en tatlı rüyalara doğru çoktan uzun bir yolculuğa çıkmışlardı bile.

Bu masal şimdiye kadar 11 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Dostluk masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.