İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Mevsimler ve Özel Günler 4 dakika dinleme 4 dakika okuma

Yağmur Damlası Damla’nın Yolculuğu

Gökyüzündeki güvenli bulutundan yeryüzüne inmekten korkan minik yağmur damlası Damla'nın, korkularını yenip yeniliklerin güzelliğini keşfetmesini anlatan eğitici bir masal.

Masalı oku

Gökyüzünün en yükseklerinde, pamuk gibi yumuşak ve bembeyaz bir bulutun üzerinde minik bir yağmur damlası yaşarmış. Adı Damla’ymış. Damla, gümüş rengi parıltısıyla çok sevimli bir su damlasıymış. Evini çok seviyor, bulutunun üzerinde arkadaşlarıyla oyunlar oynamaya bayılıyormuş.

Bir gün gökyüzü biraz grileşmeye başlamış. Bulut anne, “Haydi küçük damlalar, şimdi yeryüzüne inme vakti geldi,” demiş. Damla bunu duyunca çok korkmuş. Bulutuna sımsıkı sarılmış. “Ya orası çok soğuksa? Ya yolumu kaybedersem?” diye düşünerek titremeye başlamış.

Damla, bulutun kenarına gidip aşağıya bakmış. Yeryüzü çok uzak ve çok büyük görünüyormuş. Yeşil ormanlar, mavi nehirler ve renkli şehirler aşağıda onu bekliyormuş. Ama Damla değişimden korkuyormuş. “Ben burada kalıp hep bulutun üzerinde uyumak istiyorum,” diye fısıldamış.

Tam o sırada yanına neşeli bir esinti gelmiş. Bu, gökyüzünün en gezgin rüzgarı Poyraz’mış. Poyraz, şefkatli bir sesle “Neden böyle üzgünsün minik Damla?” diye sormuş. Damla korkularını anlatınca Poyraz gülümsemiş. “Korkma, yolculuk sandığından çok daha eğlenceli!” demiş.

Poyraz, Damla’ya yeryüzündeki harikaları anlatmaya devam etmiş. “Aşağıda seni bekleyen susuz kalmış papatyalar, oyun oynamak için bekleyen çocuklar ve serinlemek isteyen ağaçlar var,” demiş. Damla, kendisinin ne kadar önemli olduğunu ilk kez o zaman fark etmiş.

Damla, Poyraz’ın cesaret veren sözleriyle derin bir nefes almış. Korkusunu bir kenara bırakmış ve “Peki, ben hazırım!” demiş. Ellerini iki yana açmış ve kendini nazikçe boşluğa bırakmış. Bulutuna son bir kez el sallamış ve yolculuğu başlamış.

Damla aşağı doğru süzülürken korkusunun uçup gittiğini hissetmiş. Rüzgar onu hafifçe döndürüyor, diğer damla arkadaşlarıyla havada dans ediyormuş. “Yaşasın, ben uçuyorum!” diye bağırmış neşeyle. Havada süzülmek ona lunaparkta bir oyuncaktaymış gibi hissettirmiş.

Sonunda Damla, bahçedeki boynu bükük duran sarı bir papatyanın üzerine yumuşacık bir iniş yapmış. Papatya, Damla’nın serinliğini hissedince hemen canlanmış. Yapraklarını gökyüzüne doğru açmış. Damla, küçük bir çiçeği mutlu etmenin gururunu yaşamış.

Papatya, nazik sesiyle “Teşekkür ederim minik Damla, çok susamıştım,” demiş. Damla, sadece bir su damlası olsa da doğaya hayat vermenin ne kadar değerli olduğunu anlamış. Korktuğu o büyük dünya, aslında onun yeni ve çok güzel eviymiş.

Güneş bulutların arasından yeniden çıkıp gülümsediğinde, Damla papatyanın üzerinde elmas gibi parlamış. Artık hiç korkmuyormuş. Değişimin ve yeni maceraların ne kadar harika olduğunu öğrenmiş. Mutlu bir şekilde sıradaki macerasının hayalini kurmaya başlamış.

Bu masal şimdiye kadar 12 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Mevsimler ve Özel Günler masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.