Zaman Yolculuğu 5 dakika dinleme 5 dakika okuma
Mert ve Isaac Newton’ın Elması
Mert, tavan arasında bulduğu eski bir pusulayla zamanda yolculuk yaparak Isaac Newton ile tanışır ve harika fikirlerin çevremizi merakla gözlemlemekten doğduğunu öğrenir.
Masalı oku
Mert, okulun bilim projesi için bir türlü fikir bulamıyordu. Odasındaki masanın başında oturmuş, boş kağıda bakıp “Ne yapacağım ben?” diye düşünüyordu. O sırada, tavan arasını temizlerken bulduğu eski, pirinçten yapılmış parlak bir pusula gözüne çarptı. Pusulayı eline alıp kapağını açtığında, pusulanın iğnesi çılgınlar gibi dönmeye başladı.
Mert pusulayı merakla kurcalarken, odanın içini birden ılık bir rüzgar kapladı. Pusuladan yayılan altın sarısı ışıklar, birer yıldız gibi havada uçuşmaya başladı. Mert neler olduğunu anlayamadan, etrafındaki duvarlar yavaşça silinmeye ve yerine yemyeşil yapraklar gelmeye başladı. Mert heyecanla gözlerini kapattı ve kendini sihirli bir yolculuğun içinde buldu.
Gözlerini açtığında Mert, güneşin pırıl pırıl parladığı, uçsuz bucaksız bir elma bahçesindeydi. Havada taze elma kokusu vardı. Az ileride, büyük bir elma ağacının gölgesinde oturan, beyaz ve kıvırcık saçlı, nazik bakışlı bir adam gördü. Mert şaşkınlıkla etrafına bakarken, pusulanın onu çok özel bir yere getirdiğini hissetti.
Mert yavaşça ağacın altındaki adamın yanına gitti. Bu adam, tarihin en ünlü bilim insanlarından biri olan Isaac Newton’dan başkası değildi. “Merhaba,” dedi Mert çekinerek. Newton başını kaldırdı ve gülümsedi. “Hoş geldin küçük gezgin. Ben de tam doğanın bize fısıldadığı sırları anlamaya çalışıyordum,” diye cevap verdi.
Tam o sırada, ağacın dalından “Küt!” diye büyük ve kırmızı bir elma tam önlerine düştü. Mert ve Newton, sessizce elmanın yerdeki yuvarlanışını izlediler. Mert, elmanın neden gökyüzüne doğru uçmadığını veya neden yana gitmediğini düşünmeye başladı. Newton elmayı yerden alıp Mert’e gösterdi.
Newton, Mert’in meraklı gözlerine bakarak anlatmaya başladı. “Gördün mü Mert? Çevremizde olan her şeyin bir sebebi vardır. Önemli olan sadece bakmak değil, ‘neden?’ diye sormaktır. Dünya bu elmayı sanki görünmez ellerle kendine doğru çekiyor. İşte buna yerçekimi diyoruz,” dedi.
Mert ve Newton bahçede birlikte yürümeye başladılar. Newton, Mert’e uçuşan bir kelebeği ve rüzgarla dans eden çiçekleri gösterdi. “Bilim, merakla başlar,” dedi Newton. “Eğer çevreni bir dedektif gibi incelersen, en harika fikirlerin her yerde seni beklediğini görürsün.” Mert bu sözleri duyduğunda içini büyük bir heyecan kapladı.
Mert, bilim projesi için aradığı cevabı bulmuştu. Artık büyük laboratuvarlara ihtiyacı yoktu; sadece gözlem yapması yeterliydi. Newton’un elini sıktı ve “Teşekkür ederim Bay Newton! Merak etmenin ne kadar değerli olduğunu şimdi anladım,” dedi. Newton, küçük dostuna göz kırparak ona veda etti.
Mert elindeki eski pusulayı tekrar açtı. Altın ışıklar yeniden etrafında dönmeye başladı. Bahçenin ağaçları ve Newton yavaşça şeffaflaşırken, Mert neşeyle el salladı. “Eve dönme vakti!” diye seslendi. Pusulanın iğnesi bu kez Mert’in kendi odasını gösteriyordu.
Mert gözlerini açtığında tekrar kendi masasının başındaydı. Hemen kalemini eline aldı ve kağıdına büyük harflerle “Doğa Gözlemleri” yazdı. Bahçedeki elmaları, rüzgarı ve merak etmenin gücünü anlatan harika bir proje hazırlamaya başladı. Artık biliyordu ki, en büyük keşifler sadece bir “Neden?” sorusuyla başlıyordu.
Bu masal şimdiye kadar 27 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.