İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Zaman Yolculuğu 5 dakika dinleme 5 dakika okuma

Sabiha Gökçen ve Gökyüzü Hayali

Minik uçağını uçurmaktan korkan Efe, tavan arasında bulduğu büyülü saat sayesinde Türkiye'nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen ile tanışır ve büyük hayaller kurup cesur olmayı öğrenir.

Masalı oku

Efe odasında oturmuş, elindeki minik mavi uçağa bakıyordu. Gökyüzünü çok seviyordu ama uçağını havaya kaldırmaktan biraz korkuyordu. “Ya yere düşerse?” diye içinden geçirdi. Odanın köşesinde duran diğer oyuncakları ona sessizce bakıyordu. Hayalleri bulutların üzerindeydi ama minik kalbi pır pır atıyordu.

Bir gün tavan arasında eski eşyaları karıştırırken parıldayan bir şey fark etti. Bu, üzerinde ince işlemeler olan, altın rengi ve süslü bir saatti. Efe saati eline alır almaz, saatin içindeki minik çarklar neşeyle dönmeye başladı. “Tik-tak, tik-tak!” diye fısıldayan saat, birden odayı yumuşacık ve büyülü bir ışıkla kapladı.

Işık etrafını sardığında Efe heyecanla gözlerini kapattı. Açtığında ise artık odasında değildi! Sihirli saat onu gizemli bir yolculuğa çıkarmıştı. Kendini geniş ve rüzgarlı bir alanda buldu. Burası kocaman uçakların yan yana dizildiği, eski ama çok heyecan verici bir tayyare meydanıydı. Pervanelerin sesi havada tatlı bir melodi gibi yankılanıyordu.

Efe şaşkınlıkla etrafına bakarken, uçağın yanında duran birini fark etti. Bu kişi, üzerinde kahverengi bir pilot ceketi, başında deri kaskı ve gözlükleri olan gülümseyen bir kadındı. Bu, Türkiye’nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen’den başkası değildi! Bakışları gökyüzü kadar derin, duruşu ise çok güven vericiydi.

Sabiha Hanım, Efe’nin yanına gelip nazikçe diz çöktü. “Merhaba küçük dostum, neden böyle hüzünlü bakıyorsun?” diye sordu. Efe, elindeki maket uçağı ona göstererek fısıldadı: “Göklerde süzülmeyi çok istiyorum ama ya hata yaparsam diye çok korkuyorum.” Sabiha Hanım şefkatle gülümsedi ve elini Efe’nin omzuna koydu.

“Biliyor musun Efe,” dedi Sabiha Hanım, “Korku, bazen cesaretin en yakın komşusudur. Ben de ilk kez gökyüzüne çıktığımda kalbim senin gibi hızlıca atıyordu. Ama gökyüzü o kadar özgür ve geniştir ki, orada korkuya yer kalmaz. Cesaret, ‘yapamam’ diyen sesin yerine kalbinin sesini dinlemektir.”

Sabiha Hanım, Efe’nin elini tutup ona devasa uçakları gösterdi. “Gökyüzü senin hayallerini bekliyor,” dedi. “Kalbindeki sevgi seni her zaman doğru yere götürür. Önemli olan hata yapmak değil, her seferinde daha güçlü bir şekilde yeniden kanatlanmaktır. Sen çok cesur bir çocuksun, ben buna inanıyorum.”

Efe, Sabiha Hanım’ın sözlerini dinledikçe içindeki korkunun bulutlar gibi dağıldığını hissetti. Gözleri sevinçle parlamaya başladı. Artık gökyüzünde süzülen bir kuş gibi özgür hissetmek istiyordu. “Ben de sizin gibi cesur olacağım ve hayallerimin peşinden gideceğim!” diye bağırdı. Artık kendine her şeyden daha çok inanıyordu.

Tam o sırada sihirli saat cebinde tekrar parlamaya ve titremeye başladı. Sabiha Hanım el sallayarak, “Hayallerinden asla vazgeçme Efe, gökyüzü seni bekliyor!” diye seslendi. Göz kamaştırıcı bir ışık seli Efe’yi tekrar sarmaladı ve onu yumuşak bir rüzgar gibi kendi zamanına, sıcak odasına geri taşıdı.

Efe gözlerini açtığında yeniden odasındaydı. Hemen yerinden kalktı ve maket uçağını neşeyle havaya kaldırdı. Uçağı odanın içinde bir kartal gibi süzdürürken artık korkmuyordu. Biliyordu ki büyük hayaller kurmak ve cesur olmak, dünyanın en güzel yolculuğunun başlangıcıydı. Sabiha Gökçen’in sözleri kulağında hep yankılanacaktı.

Bu masal şimdiye kadar 31 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Zaman Yolculuğu masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.