Okul ve Arkadaşlık 6 dakika dinleme 6 dakika okuma
Kirpi Dikdik ve Dışlanan Kestane
Dış kabuğu yüzünden oyundan uzak tutulan minik kestane Kıtırcık ile Kirpi Dikdik'in dostluk ve kabul görme hikayesi.
Masalı oku
Orman okulunda güneşli ve serin bir sonbahar sabahıydı. Yerler sapsarı, turuncu ve kırmızı yapraklarla dev bir halı gibi kaplanmıştı. Sevimli Kirpi Dikdik, yeni güne büyük bir neşeyle uyandı. Burnunu havaya kaldırıp taze toprak ve kurumuş yaprak kokusunu içine çekti. Bugün okulun bahçesinde oynamak için sabırsızlanıyordu. Sırtındaki yumuşak dikenlerini hafifçe silkeleyip arkadaşlarına katılmak üzere yola koyuldu.
Okul bahçesinin bir köşesinde, minik bir kestane olan Kıtırcık tek başına oturuyordu. Kıtırcık’ın dışı, onu dış dünyadan koruyan sert ve dikenli bir kabukla kaplıydı. Diğer hayvanlar onun görüntüsünden biraz çekiniyorlardı. Onun çok sert olduğunu ve oyun oynarken canlarını yakabileceğini düşünüyorlardı. Kıtırcık, arkadaşlarının ona uzaktan bakıp fısıldaşmalarını izlerken kendini çok yalnız ve biraz da üzgün hissediyordu.
Sincap Mini ve Tavşan Pofuduk, yaprak yığınlarının arasında birbirlerini kovalayarak yakalamaca oynuyorlardı. Kıtırcık onlara yaklaşıp çekingen bir sesle, “Ben de sizinle oynayabilir miyim?” diye sordu. Ama Sincap Mini, “Senin dışın çok sert Kıtırcık, oyun oynarken bize çarpıp canımızı yakabilirsin,” dedi. Tavşan Pofuduk da onaylayarak başını salladı ve oyuna devam ettiler. Kıtırcık sessizce geri çekildi.
Kirpi Dikdik, bahçenin diğer ucundan Kıtırcık’ın üzüldüğünü fark etti. Kendi sırtındaki dikenlere baktı ve “Benim de dikenlerim var, ama ben arkadaşlarımla çok eğleniyorum,” diye düşündü. Kıtırcık’ın sert kabuğunun aslında onu koruyan bir zırh olduğunu biliyordu. Dikdik, empati kurarak kestanenin yanına gitmeye ve onunla arkadaş olmaya karar verdi. Çünkü o da bazen kendini farklı hissettiği anları hatırlıyordu.
Dikdik, Kıtırcık’ın yanına usulca sokuldu ve en tatlı gülümsemesiyle selam verdi. “Merhaba Kıtırcık, ben Dikdik! Senin kabuğun tıpkı benim sırtıma benziyor, bence çok güçlü ve havalı duruyor,” dedi. Kıtırcık’ın gözleri bir anda parladı. İlk kez birisi ona çekinerek değil, hayranlıkla bakıyordu. Kıtırcık, “Gerçekten mi? Ama herkes sert olduğum için benden kaçıyor,” diye fısıldadı. Dikdik, “O zaman henüz ne kadar eğlenceli olduğunu görmemişler,” diye cevap verdi.
Dikdik’in aklına harika ve hareketli bir fikir geldi. “Hadi gel Kıtırcık, seninle beraber kimsenin bilmediği özel bir oyun oynayalım! Bizler doğuştan yuvarlanma ustalarıyız,” dedi. Kıtırcık bu fikre bayıldı. İkisi de vücutlarını içeri çekip yumak gibi yuvarlak bir şekil aldılar. Şimdi ikisi de sarı yaprakların üzerinde duran iki küçük topa benziyorlardı. Dikdik, “Hazır mısın? Üç deyince aşağıya!” diye bağırdı.
Dikdik ve Kıtırcık, yokuştan aşağı sarı yaprakların üzerinde büyük bir hızla yuvarlanmaya başladılar. “Vuvvv!” diye bağırıyorlardı. Yuvarlandıkça kuru yapraklar havada uçuşuyor, her yer bir karnaval alanı gibi renkleniyordu. Kıtırcık’ın sert kabuğu, yaprakların üzerinden kayarken harika bir hız sağlıyordu. İkisi de o kadar çok eğleniyordu ki kahkahaları bütün orman okulunda yankılanmaya başladı.
Sincap Mini ve Tavşan Pofuduk oynamayı bırakıp şaşkınlıkla onları izlemeye başladılar. Bu yeni oyun, sadece birbirini kovalamaktan çok daha heyecan verici görünüyordu. Yaprakların havada dans edişi onları büyülemişti. “Hey, bu harika görünüyor! Biz de katılabilir miyiz?” diye sordular merakla. Dikdik yuvarlanmayı durdurup gülümsedi ve “Tabii ki! Kıtırcık en hızlımız, o bize en iyi yolları gösterebilir,” dedi.
Şimdi bütün orman okulu yaprakların içinde neşeyle yuvarlanıyor ve zıplıyordu. Kıtırcık, sert kabuğu sayesinde en derin yaprak yığınlarının içinden bile hızla geçiyor, diğer arkadaşlarına güvenli ve eğlenceli yollar açıyordu. Artık kimse onun sert olmasından korkmuyordu; aksine, onun bu özelliği sayesinde oyunun çok daha maceralı hale geldiğini fark etmişlerdi. Kıtırcık grubun en popüler üyesi olmuştu.
Gün bittiğinde güneş yavaşça batıyor, ormanı turuncu bir ışıkla kaplıyordu. Herkes biraz yorulmuş ama çok mutlu olmuştu. Kıtırcık artık dışlanmış veya yalnız hissetmiyordu. Dikdik ve diğer arkadaşları el ele tutuştular. Farklılıkların oyunlara engel olmadığını, aksine hayata yeni renkler kattığını anlamışlardı. Orman okulunda dostluk ve sevgi dolu kocaman bir gülümseme kaldı.
Bu masal şimdiye kadar 33 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.