İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Özgüven ve Azim 5 dakika dinleme 5 dakika okuma

Minik Salyangoz ve Kocaman Tepe

Minik salyangoz Sami, ailesine en lezzetli yaprakları getirmek için kocaman bir tepeye tırmanırken sabretmenin ve sevdiklerinden yardım istemenin önemini öğrenir.

Masalı oku

Bir zamanlar, yemyeşil bir bahçede Sami adında minik ve çok neşeli bir salyangoz yaşardı. Sami’nin evi sırtındaydı ama hayalleri evinden bile büyüktü. Bir sabah uyandığında, ailesine bahçenin en taze ve en lezzetli yapraklarını getirmek istedi. Ancak bu özel yapraklar, bahçenin en ucundaki o kocaman tepenin tam üzerindeydi. Sami, “Küçük adımlarla her yere varabilirim,” diyerek yola koyuldu.

Sami yavaş yavaş ilerlemeye başladı. Güneş gökyüzünde parlıyor, çiçekler ona el sallıyordu. Yolun başı çok kolay görünüyordu ama tepe gerçekten de çok yüksekti. Sami, minik gövdesiyle otların arasından süzülürken kendi kendine bir şarkı mırıldanıyordu. Her adımda “Yavaş ama emin, küçük ama cesur,” diyerek hedefine doğru ilerlemeye devam etti.

Yol dikleşmeye başladığında Sami biraz yorulduğunu hissetti. Tepe, aşağıdan baktığından çok daha büyük görünüyordu. Durup bir an yukarıya baktı ve derin bir nefes aldı. Tam o sırada pes etmeyi düşünürken, “Vazgeçmek yok,” dedi kendi kendine. Küçük bir taşın üzerine çıktı ve tepenin yarısına kadar geldiğini görünce çok mutlu oldu.

Birden karşısına neşeli bir çekirge çıktı. Bu, Sami’nin eski dostu Kıtır’dı. Kıtır, uzun bacaklarıyla zıplayarak Sami’nin yanına geldi ve “Nereye böyle minik dostum?” diye sordu. Sami, ailesi için taze yaprak toplamaya gittiğini anlattı. Kıtır, Sami’nin bu azmine hayran kaldı ve “Hadi, biraz beraber ilerleyelim, sana moral vereyim,” dedi.

Sami ve Kıtır, yan yana tepeyi tırmanmaya başladılar. Kıtır, Sami’nin hızına ayak uydurmak için yavaş adımlarla zıplıyordu. Beraber şakalar yaptılar, komik hikayeler anlattılar. Arkadaşıyla vakit geçirmek Sami’ye büyük bir güç verdi. Yolun zorluğu artık Sami’nin umurunda değildi çünkü yanında ona inanan bir dostu vardı.

Tam o sırada gökyüzünden renkli kanatlarıyla güzel bir kelebek süzüldü. Bu, zarif Pırpır’dı. Pırpır, havada daireler çizerek Sami’nin üzerine kondu. “Sami, az kaldı! Tepenin diğer tarafındaki yapraklar şimdiye kadar gördüğüm en yeşil yapraklar,” dedi. Sami, Pırpır’ın bu müjdeli haberiyle daha da heyecanlandı ve adımlarını biraz daha sıklaştırdı.

Pırpır, Sami’nin hemen önünde uçarak ona en kolay yolu göstermeye başladı. “Buradan geç Sami, buradaki toprak daha yumuşak,” diyerek ona rehberlik etti. Sami, arkadaşının yardımıyla engelleri birer birer aştı. Artık tepenin en ucuna sadece birkaç adım kalmıştı. Rüzgar, yukarıdaki taze yaprakların o güzel kokusunu burnuna kadar getiriyordu.

Ve sonunda Sami tepenin en tepesine ulaştı! Oradaki manzara harikaydı, tüm bahçe ayaklarının altındaydı. Ama en güzeli, tam karşısında duran kocaman, yemyeşil ve sulu yapraklardı. Sami, sabrının ve küçük adımlarının karşılığını almıştı. En büyük, en taze yaprağı özenle seçti ve ailesine götürmek üzere hazırladı.

Sami, sırtında kocaman bir yaprakla tepeden aşağı inmeye başladı. İniş, çıkıştan çok daha kolay ve eğlenceliydi. Bahçenin girişine geldiğinde annesi Ayla onu karşıladı. Ayla, oğlunun başardığını görünce gözleri parladı. Sami, annesine sarıldı ve “Bak anne, hepimiz için en taze yaprağı getirdim,” dedi gururla.

Akşam olduğunda tüm aile sofranın başında toplandı. Babası Can, Sami’nin getirdiği yaprağı afiyetle yerken onun maceralarını dinledi. Sami o gün çok önemli bir şey öğrenmişti: Ne kadar küçük olursan ol, sabredersen ve arkadaşlarınla el ele verirsen, en büyük tepeleri bile aşabilirsin. O gece Sami, huzur içinde derin bir uykuya daldı.

Bu masal şimdiye kadar 43 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Özgüven ve Azim masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.