Merak ve Keşif 5 dakika dinleme 5 dakika okuma
Geceyi Keşfeden Minik Kedi
Minik kedi Tarçın, gece ilk kez çıktığı bahçede bilinmeyenin korkutucu değil, keşfedilmeyi bekleyen bir güzellik olduğunu öğrenir.
Masalı oku
Tarçın, yumuşak turuncu tüyleri ve meraklı yeşil gözleriyle minik bir yavru kediydi. Güneş batıp ay gökyüzünde parlak bir lamba gibi belirdiğinde, pencereden dışarıdaki gümüş rengi bahçeye baktı. Her yer çok sessiz ve gizemli görünüyordu. Tarçın, patilerini usulca yere koydu ve açık kapıdan gece bahçesine doğru ilk adımını attı.
Bahçe geceleyin gündüz olduğundan çok farklıydı. Çimenler ay ışığında maviye boyanmış gibi parlıyor, çiçekler uykudaymış gibi başlarını hafifçe eğiyordu. Tarçın’ın pembe burnu heyecanla titredi. Taze toprak ve gece açan çiçeklerin kokusunu içine çekti. “Acaba bu sessiz bahçede neler saklı?” diye kendi kendine mırıldandı ve kuyruğunu dikerek ilerledi.
Birden yukarıdan “Hışşş, pırrr!” diye bir ses geldi. Tarçın hemen durdu ve kulaklarını dikti. Koca bir ağacın dalları gökyüzünde yavaşça sallanıyordu. Tarçın, sallanan dalların sanki ona el sallayan dev kollar olduğunu düşündü. Önce biraz geri çekildi ama sonra rüzgarın yapraklarla oyun oynadığını fark edince rahatlayarak gülümsedi.
Az ileride, beyaz duvarın üzerinde hareket eden büyük ve karanlık bir şekil gördü. Bu şekil bir sağa, bir sola gidiyor, bazen uzayıp bazen kısalıyordu. Tarçın, “Bu da ne olabilir?” diye düşündü. Kocaman bir canavar mıydı yoksa? Kalbi “küt küt” atmaya başladı ama merakı korkusundan daha büyüktü.
Tarçın, kendini güvende hissetmek için büyük bir çiçek saksısının arkasına saklandı. Gözlerini kocaman açarak duvardaki gölgeyi izlemeye devam etti. Aslında gölge hiç de korkutucu görünmüyordu; sanki rüzgarla dans eden neşeli bir dev gibiydi. Tarçın derin bir nefes aldı. “Korkacak bir şey yok,” dedi. “Sadece ne olduğunu anlamam gerekiyor.”
Tam o sırada, yerdeki çimenlerin üzerinde zıplayan daha küçük ve hızlı bir gölge belirdi. Bu gölge bir o yana bir bu yana kaçıyor, bazen Tarçın’ın patilerinin hemen önünde duruyordu. Tarçın, bu hızlı gölgeyi yakalamaya karar verdi. Vücudunu yere iyice yaklaştırdı, kalçasını hafifçe salladı ve atılmaya hazırlandı.
Tarçın, bütün cesaretini topladı. “Bir, iki ve üç!” diyerek küçük gölgenin üzerine doğru büyük bir hamle yaptı. Patileriyle yumuşak çimenlerin üzerine “pıt” diye bastı. “Yakaladım seni gizemli gölge!” diye sevinçle miyavladı. Ama patilerinin altında beklediği gibi canlı bir şey yoktu.
Tarçın patisini yavaşça kaldırdı ve altına baktı. O da ne? Gölge sandığı şey, rüzgarın bahçede sürüklediği büyük, kurumuş bir çınar yaprağıydı! Yaprak ay ışığı altında altın gibi parlıyordu. Tarçın, korktuğu o hareketli şeyin sadece rüzgarla eğlenen bir yaprak olduğunu görünce neşeyle kendi etrafında döndü.
Artık bahçedeki sesler ve gölgeler Tarçın’a çok eğlenceli geliyordu. Cırcır böceklerinin şarkısını dinledi, gece uçan bir kelebeğin peşinden hafifçe koştu. Gece, sandığı kadar korkutucu değil, aksine çok huzurlu ve büyüleyiciydi. Bilmediği şeyleri anlamaya çalışmak onu dünyanın en mutlu kedisi yapmıştı.
Tarçın, bahçenin en sevdiği köşesinde, yumuşak bir minder gibi duran otların üzerine kıvrıldı. Gökyüzündeki yıldızlara bakarken mırıldanmaya başladı. Korkularının yerini tatlı bir uyku ve huzur almıştı. Meraklı minik kedi, artık gece bahçesinin en cesur ve en mutlu kaşifi olarak derin bir uykuya daldı.
Bu masal şimdiye kadar 17 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.