İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Klasik Masallar 4 dakika dinleme 4 dakika okuma

Altın Yumurtlayan Minik Tavuk

Gökkuşağı Çiftliği'nde yaşayan minik tavuk Çilli, kendisini başkalarıyla kıyaslamayı bırakıp kendi eşsiz değerini ve güzelliğini keşfediyor.

Masalı oku

Güneşli, pırıl pırıl bir sabahtı. Gökkuşağı Çiftliği’nde çiçekler neşeyle sallanıyor, kelebekler havada dans ediyordu. Bu güzel çiftlikte Çilli adında, tüyleri benek benek, minik ve çok sevimli bir tavuk yaşardı. Çilli, her sabah erkenden uyanır ve bahçedeki renkli papatyaların arasında gezintiye çıkmayı çok severdi.

Çiftlikteki diğer tavuklar her gün kocaman, parlak ve beyaz yumurtalar yumurtluyordu. Çilli’nin arkadaşı Pamuk, sepet dolusu büyük yumurtalarıyla gurur duyuyor, onları herkese gösteriyordu. Çilli ise arkadaşlarına bakıp iç geçiriyordu. Keşke o da diğerleri gibi büyük işler başarabilse ve kocaman yumurtalar yapabilseydi.

Çilli’nin yumurtaları ise kendisi gibi minicikti. Samanlarla dolu yuvasındaki tek bir küçük yumurtasına baktı ve biraz üzüldü. “Benim yumurtam çok küçük, kimsenin işine yaramaz ki,” diye düşündü. Çilli, diğerleri kadar büyük olmadığı için kendi yumurtasının değersiz olduğunu sanıyordu.

Bir gün Pamuk, Çilli’nin yanına gelip yumurtasını kontrol etti. “Bu çok küçük Çilli, neredeyse bir bilye kadar!” diyerek gıdakladı. Çilli utancından kanatlarını birbirine bağladı. Pamuk’un büyük yumurtasının yanında kendi yumurtası gerçekten çok küçük görünüyordu ve bu onu biraz daha mutsuz etti.

Birden gökyüzü karardı ve sert bir rüzgar esmeye başladı. Çiftlikteki ağaçların dalları şiddetle sallanıyor, yapraklar havada uçuşuyordu. Çilli, rüzgardan korunmak için bahçedeki büyük bir yaprağın altına sığındı. Her yer toz duman olmuştu ve rüzgar gittikçe hızlanıyordu.

Rüzgar dindiğinde, Çilli çalılıkların arasından incecik bir ses duydu. “Cik cik! Yardım edin!” Bu, Maviş adında minik bir kuştu. Maviş’in tüyleri titriyor ve gözleri korkuyla bakıyordu. Çilli hemen onun yanına koştu ve yumuşak kanatlarıyla ona destek olmaya çalıştı.

Maviş, rüzgarın ağaçtaki yuvasını bozup dağıttığını anlattı. “Şimdi uyuyacak sıcak bir yerim kalmadı,” diyerek ağlıyordu. Minicik bedeni soğuktan kaskatı kesilmişti. Küçük kuş o kadar ufaktı ki, çiftlikteki hiçbir yer ona uygun ve güvenli gelmiyordu.

Çilli’nin aklına birden kendi yuvası geldi. Maviş’e dönerek, “Üzülme küçük dostum, benim yuvam tam senin boyuna göre! Gel, orada güvende olursun,” dedi. Çilli, Maviş’i nazikçe kendi saman dolu yuvasına davet etti. Maviş, Çilli’nin bu teklifine çok sevindi.

Maviş, Çilli’nin yuvasına yerleşti ve o meşhur küçük yumurtanın yanına kıvrıldı. Yumurta tam da Maviş’in sığabileceği kadar küçüktü ve ona sıcacık bir yastık olmuştu. Eğer yumurta büyük olsaydı, Maviş orada bu kadar rahat edemezdi. Küçük yumurta, minik bir kuş için dünyanın en konforlu yatağına dönüşmüştü.

Çilli o an anladı ki, her şeyin değeri büyüklüğüyle ölçülmezdi. Onun minik yumurtası, küçük bir can için çok kıymetli bir hazine olmuştu. Çilli artık çok mutluydu ve gururla gıdaklıyordu. Herkesin kendine has bir değeri olduğunu ve herkesin olduğu gibi ışıldayabileceğini artık çok iyi biliyordu.

Bu masal şimdiye kadar 13 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Klasik Masallar masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.