Mevsimler ve Özel Günler 5 dakika dinleme 4 dakika okuma
İlkbahar Perisi ve Uykucu Tohum
İlkbahar Perisi Mina baharın gelişiyle doğayı canlandırırken, toprağın altındaki uykucu tohum Çitlek yeniliklerden çekindiği için uyanmak istemez; fakat Mina'nın desteğiyle korkusunu yenip baharın güzelliklerine güvenmeyi öğrenir.
Masalı oku
Bahçede karlar yavaş yavaş eriyor, güneş gökyüzünden gülümsüyordu. İlkbahar Perisi Mina, elinde pırıltılı sihirli değneğiyle havada süzülüyordu. Hemen yanındaki renkli saksının içinde ise minik dostu Çitlek, toprağın sıcaklığında derin bir uykudaydı. Yeni bir mevsim başlarken, tüm doğa bu büyük uyanış için sabırsızlanıyordu.
Mina, bahçenin üzerinde neşeyle uçarken kanatlarından etrafa gökkuşağı renkleri saçıyordu. Sihirli değneğini havada salladıkça, taze çiçek kokuları rüzgarla birlikte her yere yayılıyordu. Karlar çekildikçe toprak nefes almaya başlıyor, ağaçlar tomurcuklanıyordu. Mina, dünyayı uyandırmak için büyük bir enerjiyle çalışıyordu.
Toprağın derinliklerinde, dünyadan habersiz olan minik Çitlek horul horul uyuyordu. Kendine yumuşacık topraktan bir battaniye yapmış, kıvrılıp yatmıştı. Dışarıda mevsimin değiştiğinden, kuşların şarkı söylemeye başladığından henüz haberi yoktu. O, sessiz ve karanlık yuvasında kendini çok güvende hissediyordu.
Mina bahçede gezerken, bir köşenin çok sessiz ve boş kaldığını fark etti. Orada neşeli bir papatyanın boy göstermesi gerekiyordu ama toprak hala dümdüzdü. Mina merakla yere kondu ve boş duran o noktaya yakından baktı. “Burada uyanmayı bekleyen uykucu bir dostumuz olmalı,” diye düşündü.
Mina, dizlerinin üzerine çöküp toprağa doğru hafifçe eğildi. “Uyan artık küçük Çitlek, bahar kapını çalıyor!” diye tatlı bir sesle fısıldadı. Ancak Çitlek, yukarıdan gelen bu sesi duyunca toprağın altında daha da büzüldü. Dışarıdaki dünyanın çok soğuk ve yabancı olmasından korkuyordu.
Çitlek, yerin altında titreyerek beklemeye devam etti. Rüzgarın dışarıdaki uğultusunu duyunca korkusu daha da arttı. “Ya dışarısı çok üşütürse? Ya kocaman yağmur damlaları beni ıslatırsa?” diye içinden geçirdi. Çıkmak yerine, köklerini toprağa daha sıkı sarıp saklanmayı tercih etti.
Mina, küçük dostunun korkusunu kalbinde hissetti. Hemen sihirli değneğini gökyüzüne doğru kaldırdı. Gökyüzündeki bulutları yana iterek altın sarısı, sıcacık güneş ışıklarını tam Çitlek’in olduğu yere topladı. Sonra değneğiyle havada bir daire çizerek, tatlı bir bahar meltemini müzik gibi tınlatmaya başladı.
Toprağın altındaki Çitlek, birden üzerine bir sıcaklığın çöktüğünü hissetti. Bu sıcaklık onu bir anne kucağı gibi sarıyordu. Aynı anda kulaklarına dünyanın en güzel melodisi gelmeye başladı. Kuşların cıvıltısı ve çiçeklerin fısıltısı ona cesaret veriyordu. “Belki de korkacak bir şey yoktur,” dedi kendi kendine.
Çitlek, büyük bir cesaretle toprağı hafifçe itti. Minik yeşil filiziyle karanlığı delip aydınlığa ulaştı. Parlak güneş ışığını ilk gördüğünde gözleri kamaştı ama taze bahar havasını içine çekince içini büyük bir huzur kapladı. Dışarısı beklediğinden çok daha güzel, renkli ve sevgi doluydu.
Çitlek kısa sürede büyüdü ve bembeyaz yaprakları, sapsarı kalbiyle harika bir papatya oldu. Şimdi Mina ile birlikte güneşli bahçede, hafif rüzgarın eşliğinde neşeyle dans ediyordu. Yeni başlangıçların ne kadar mucizevi olduğunu anlayan Çitlek, artık değişimden hiç korkmuyor, her güne neşeyle uyanıyordu.
Bu masal şimdiye kadar 16 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.