İçeriğe geç
Kerem ile Masal Vakti

Dostluk 3 dakika dinleme 4 dakika okuma

Deniz ve Renkleri Unutan Deniz Kızı

Renklerini kaybetmiş bir deniz kızıyla tanışan Deniz, gülmeyi unutan kasabasını yeniden neşelendirmenin yolunu arar.

Masalı oku

Deniz adında kalbi okyanus kadar geniş bir çocuk vardı. Kasabası, evlerin çatılarının bile şeker gibi rengarenk olduğu neşeli bir yerdi. Deniz her sabah sahile iner, dalgaların anlattığı masalları dinlerdi.

Bir gün dalgaların fısıltısı yerine hüzünlü bir hıçkırık duydu. Kayaların arasında, cam gibi parlayan ama içinde hiç renk olmayan bir deniz kızı oturuyordu. Gözyaşları denize düştükçe renksiz incilere dönüşüyordu.

Deniz kızı adının Mercan olduğunu söyledi. “Renklerimi kaybettim,” diye fısıldadı. “Benim renklerim insanların içten gülümsemelerinden beslenir. Ama kasabadaki insanlar gülmeyi unuttu.”

Deniz, Mercan’ın solgun yüzüne bakınca kalbinde bir kararlılık hissetti. Kasabaya geri döndü ve dikkatle etrafına baktı. Mercan haklıydı. Fırıncı Erol amca artık şarkı söylemiyor, balıkçı Selma teyze somurtuyordu. Herkes acele içinde ve asık suratlıydı. Kasabanın renkleri bile solgun görünüyordu.

Deniz’in aklına bir fikir geldi. Koşarak eve gitti ve en sevdiği uçurtmasını aldı. Üzerine kocaman gülen bir yüz çizdi. Meydana geri dönüp uçurtmasını gökyüzüne saldı. Rüzgarda dans eden gülen yüz birkaç çocuğun dikkatini çekti ve kıkırdamalarına neden oldu.

Hemen sahile koştu. Mercan’ın kuyruğunun ucunda minicik, kanarya sarısı bir leke belirmişti. “İşe yarıyor!” diye bağırdı Deniz sevinçle. Bu küçük renk parçası ona kocaman bir umut verdi.

Daha fazlasına ihtiyaçları vardı. Deniz bu sefer fırıncı Erol amcanın dükkanına daldı. “Erol amca,” dedi, “hadi bugün insanlara kurabiye satmayalım, hediye edelim.”

Fırıncı önce şaşırdı ama Deniz’in heyecanı ona da bulaştı. Birlikte rengarenk şekerlemelerle süslü, gülen yüz şeklinde kurabiyeler yaptılar. Dükkanın önüne çıkıp, “Gülümseme kurabiyesi, herkese bedava!” diye bağırdılar.

Yoldan geçenler önce tereddüt etti. Sonra birer birer kurabiyelerden aldılar. Bir kurabiyeyi ısıran herkesin yüzüne bir gülümseme yayıldı. Kahkahalar bir anda tüm meydana yayıldı. Balıkçı Selma teyze bile gülüyordu.

Deniz kalabalığın arasından sıyrılıp son gücüyle sahile koştu. Gördüğü manzara nefesini kesti. Mercan suyun içinde bir gökkuşağı gibi parlıyordu. Saçları mercan kırmızısı, gözleri zümrüt yeşili, kuyruğu ise sayısız mavinin ve altının en güzel tonlarındaydı.

“Teşekkür ederim Deniz,” dedi Mercan’ın cıvıl cıvıl sesi. “Bana en güzel renkleri geri verdin.”

Deniz pırıl pırıl parlayan kasabasına ve denizde dans eden rengarenk arkadaşına baktı. O gün en önemli sırrı öğrenmişti: gülümsemek en sihirli renktir.

Bu masal şimdiye kadar 1.978 kez okundu.

Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.

Dostluk masalları

Aynı temadan devam etmek istersen.