Uzay 5 dakika dinleme 4 dakika okuma
Minik Yıldız Pırpır’ın Dansı
Utangaç minik yıldız Pırpır'ın cesaretini toplayıp kendi özel ışığını gökyüzüyle paylaşmasını anlatan özgüven dolu bir masal.
Masalı oku
Gece gökyüzü, uçsuz bucaksız lacivert bir battaniye gibi serilmişti. Bu koca gökyüzünde, pamuk gibi yumuşak ve beyaz bir bulutun hemen arkasında minik bir yıldız gizleniyordu. Adı Pırpır’dı. Pırpır, utangaç olduğu için yumuşacık bulutuna sıkıca sarılmış, aşağıda uyuyan dünyayı ve yanından geçen rüzgârı sessizce izliyordu.
Gökyüzündeki diğer büyük yıldızlar, karanlığın içinde göz alıcı bir şekilde parlıyordu. Bazıları altın sarısı, bazıları ise gümüş beyazı ışıklar saçarak birbirlerine neşeyle göz kırpıyordu. Hepsi gökyüzünde adeta birer elmas gibi ışıldıyor, geceyi aydınlatmak için büyük bir gayretle parlıyorlardı.
Pırpır ise sadece onları izlemekle yetiniyordu. “Ya benim ışığım yeterince güzel değilse?” diye düşündü ve içini çekti. Kendi cılız ışığından utandığı için bulutunun arkasına iyice sindi. Başkaları gibi parlamaya cesaret edemiyor, kendi özel ışığını dünyaya göstermekten çok korkuyordu.
Tam o sırada, gökyüzünün derinliklerinden parlak bir çizgi belirdi. Uzun ve ışıltılı kuyruğuyla minik bir kuyruklu yıldız olan İz, hızla süzülerek Pırpır’ın saklandığı bulutun yanına geldi. İz o kadar enerjik ve hareketliydi ki, geçtiği her yerde minik ve gümüş rengi kıvılcımlar bırakıyordu.
İz, Pırpır’ın tam yanına havada asılı kaldı ve kocaman, içten bir gülümsemeyle ona baktı. “Merhaba küçük arkadaşım! Neden bu güzel gecede böyle yalnız ve saklanarak duruyorsun?” diye sordu. Pırpır, alçak bir sesle, “Ben parlamayı pek beceremiyorum, ya herkes benimle dalga geçerse?” diye fısıldadı.
İz, bu sözleri duyunca havada neşeli bir takla attı ve kuyruğunu yelpaze gibi salladı. “Parlamak için özel bir kural yoktur ki Pırpır! Parlamak, sadece kalbinin içindeki neşeyi dışarı salmaktır,” dedi. Sonra olduğu yerde hafifçe sallanmaya ve ritim tutmaya başladı. “Sadece beni izle!”
İz, yavaşça Pırpır’a yaklaştı ve nazikçe elini uzattı. “Haydi, saklandığın yerden çık! Benimle birlikte gökyüzünün ritmine katıl,” dedi. Pırpır önce tereddüt etti ama İz’in sıcak ve cesaret dolu bakışlarına dayanamadı. Yavaşça bulutunun yumuşak kollarından ayrıldı ve gökyüzünün ortasına doğru ilk adımını attı.
İki küçük arkadaş, gökyüzünde el ele tutuşup dönmeye başladılar. İz, “Tıp, tıp, parıl! Bir sağa, bir sola!” diyerek neşeyle tempo tutuyordu. Pırpır döndükçe üzerindeki o ağır utangaçlık tozları birer birer dökülmeye başladı. Hareket ettikçe kendini daha hafif ve daha mutlu hissediyordu.
İşte tam o anda muazzam bir şey oldu. Pırpır dans etmeyi o kadar çok sevdi ki, gövdesinden daha önce hiç görülmemiş gökkuşağı renklerinde pırıltılar fışkırmaya başladı. Onun ışığı diğerlerinden çok farklıydı; pembe, mavi ve mor renklerle bütün gökyüzünü bir masal diyarına çeviriyordu.
Pırpır artık hiç korkmuyordu. Gökyüzü onun renkli ve büyülü dansıyla tam bir bayram yerine dönmüştü. İz ile birlikte parlamanın ve oyun oynamanın tadını çıkarırken, kendine güvendiğinde kendi özel ışığının dünyayı ne kadar çok güzelleştirebileceğini artık çok iyi biliyordu.
Bu masal şimdiye kadar 44 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.