Doğa ve Hayvanlar 3 dakika dinleme 3 dakika okuma
Zeynep ve Rüzgarların Sırrı
Rüzgârlarla konuşabilen Zeynep, arkadaşlarının neden hastalandığını öğrenmek için dağların ardına gider.
Masalı oku
Zeynep, yanakları al al, saçları her zaman dağınık bir kız çocuğuydu. O, Fısıltılar Vadisi’nde yaşardı ve çok özel bir sırrı vardı: Zeynep rüzgârlarla konuşabiliyordu.
Sabahları onu nazikçe uyandıran Meltem’di. Öğleden sonraları ise ağaçların tepesinde oyunlar oynadığı haşarı Poyraz’dı. Ama son zamanlarda rüzgârlar mutsuzdu.
Bir gün soğuk esen Poyraz, Zeynep’in kulağına öfkeyle fısıldadı: “Boğazım gıcıklanıyor. Uzaklardaki o gri duman beni hasta ediyor.” Zeynep arkadaşının bu hâline çok üzüldü.
Ardından ılık esen lodos geldi. Ama her zamanki gibi çiçek kokuları getirmiyordu. “Üzerine sinmiş is ve çöp kokusuyla nefesim kirlendi,” diye inledi. “Dağların ardındaki şehirden gelen kötü kokuları taşımaktan yoruldum.”
Zeynep ne yapacağını bilemiyordu. Rüzgâr arkadaşları acı çekiyordu ve vadi artık eskisi kadar neşeli değildi. “Sizi dinliyorum,” diye fısıldadı gökyüzüne. “Sorunun ne olduğunu bulacağım.”
En bilgili rüzgâr olan Meltem’e seslendi. “Meltem, bana yardım et. Kötü kokuların ve gri dumanın kaynağını göster.” Güçsüz bir esintiyle cevap veren Meltem, Zeynep’in saçlarını okşayarak onu dağlara doğru giden patikaya yönlendirdi.
Zeynep patikanın sonundaki tepeye tırmandığında gördükleri karşısında dona kaldı. Aşağıda, kocaman bacalarından gökyüzüne gri dumanlar püskürten bir şehir vardı. Şehirden vadiye akan nehir ise rengârenk çöplerle doluydu.
Zeynep’in içi hem üzüntü hem de öfkeyle doldu. Ama sonra rüzgârların ona öğrettiği en önemli şeyi hatırladı: dinlemek. Bağırmak yerine şehre inip insanlarla konuşmaya karar verdi. Onlara rüzgârların hikâyesini anlatacaktı.
Şehrin parkında oynayan çocukların yanına gitti. “Size bir sır verebilir miyim?” diye fısıldadı. “Benim Poyraz adında bir arkadaşım var. Eskiden ağaçların dallarında saklambaç oynardık, ama artık duman yüzünden öksürmekten oynayamıyor.”
Çocuklar merakla onu dinlemeye başladı. Zeynep bu kez Lodos’u anlattı. “Lodos eskiden mis gibi çiçek kokuları getirirdi, ama şimdi sadece nehre atılan çöplerin kokusunu taşıyabiliyor.”
Çocuklardan biri parktaki ağzına kadar dolu çöp kutusuna baktı ve yüzü kızardı. Zeynep’in anlattıkları çocukların kalbine dokunmuştu. Önce kendi parklarını temizlemeye başladılar. Sonra ailelerine rüzgârların hikâyesini anlattılar.
Zeynep Fısıltılar Vadisi’ne döndüğünde, Meltem’in kulağına umut dolu bir şarkı fısıldadığını duydu. Doğayı dinleyen küçük sesler, en büyük değişimin habercisiydi.
Bu masal şimdiye kadar 1.967 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.