Doğa ve Hayvanlar 4 dakika dinleme 4 dakika okuma
Küçük Papatya Pamuk’un Güneşi
Gür otların gölgesinde kalan küçük papatya Pamuk'un güneşe ulaşmak için gösterdiği azim dolu çabasını anlatan sevimli bir masal.
Masalı oku
Baharın ilk günlerinde, rengarenk çiçeklerle dolu kocaman bir tarlada küçük bir papatya yaşardı. Adı Pamuk’tu. Pamuk’un bembeyaz, narin yaprakları ve tam ortasında sapsarı, yumuşacık bir kalbi vardı. Her sabah diğer çiçekler gibi uyanıp yapraklarını neşeyle açmayı ve gökyüzünü izlemeyi çok severdi.
Ancak bir sorun vardı; Pamuk’un hemen yanında çok uzun boylu, gür otlar büyümüştü. Bu otlardan en uzunu olan Uzunboy, Pamuk’un tam önünde duruyordu. Uzunboy o kadar büyüktü ve yaprakları o kadar genişti ki, güneşin o güzel ve sıcak ışıklarının Pamuk’a ulaşmasını engelliyordu.
Pamuk, “Merhaba Uzunboy, lütfen biraz kenara çekilir misin? Güneşi hiç göremiyorum ve çok üşüyorum,” dedi incecik sesiyle. Uzunboy, rüzgarda hafifçe sağa sola sallandı ama yerinden kımıldayamadı. “Ben bir otum küçük papatya, köklerim burada olduğu için başka yere gidemem,” diye cevap verdi nazikçe.
Pamuk gölgede kaldığı için kendini çok yalnız ve mutsuz hissediyordu. Diğer çiçekler güneşin altında altın gibi parlarken, o karanlıkta beklemekten çok yorulmuştu. Soğuktan yaprakları yavaşça aşağıya doğru sarkmaya başladı. “Acaba hep böyle karanlıkta mı kalacağım?” diye düşünerek içini çekti.
Tam o sırada, toprağın derinliklerinden gelen bir fısıltı duydu. Bu, toprağın sıcak ve güven veren sesiydi. “Vazgeçme küçük Pamuk,” dedi toprak. “Eğer yeterince istersen ve çabalarsan, kendi boyunu kendin uzatabilirsin. Sadece köklerine ve içindeki güce güvenmelisin.”
Pamuk, toprağın söylediklerini düşünerek derin bir nefes aldı. Kararını vermişti, güneşine kavuşacaktı. Önce minik köklerini toprağın altına daha sıkı, daha derin bir şekilde geçirdi. “Köklerim güçlü olursa, ben de yukarıya daha kolay uzanabilirim,” diye fısıldadı kendi kendine.
Sonra, bütün gücüyle gövdesini yukarıya doğru germeye başladı. “Biraz daha, haydi biraz daha!” diyerek kendini zorladı. Uzunboy şaşkınlıkla ona bakarken, Pamuk yavaş yavaş gür otların arasından yukarıya doğru süzülüyordu. Neşeyle ve azimle çabaladıkça boyu her saniye daha da uzuyordu.
Birden, Pamuk’un en üstteki beyaz yaprağına sıcak ve parlak bir dokunuş geldi. Bu güneşin ilk ışığıydı! Pamuk büyük bir sevinçle son bir kez daha kendini yukarıya itti ve sonunda başını Uzunboy’un gölgesinden tamamen kurtardı. Her yer bir anda pırıl pırıl aydınlanmıştı.
Güneş, cesur Pamuk’u sıcacık kucakladı. Sarı kalbi altın gibi parlamaya, beyaz yaprakları ise inci gibi ışıldamaya başladı. Pamuk artık tarladaki en parlak ve en mutlu papatya olmuştu. Yukarıdan bakınca tarladaki diğer tüm arkadaşlarını ve masmavi gökyüzünü görebiliyordu.
Uzunboy, yanındaki bu azimli papatyaya hayranlıkla baktı. “Başardın Pamuk! Azminle güneşine kavuştun,” dedi. Pamuk neşeyle rüzgarda sallandı. Artık biliyordu ki, önüne ne kadar büyük engeller çıkarsa çıksın, vazgeçmeden çabaladığında her zorluğu aşabilir ve hayallerine ulaşabilirdi.
Bu masalı şimdiye kadar 9 kişi okudu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.