Sevgi ve Yardımseverlik 3 dakika dinleme 4 dakika okuma
Bulut Prensi ve Defne
Bulut Prensi bütün bulutları kendine saklayınca, yeryüzünde küçük bir kızın bahçesi solmaya başlar.
Masalı oku
Gökyüzünün en tepesinde, pamuk gibi bulutlardan bir sarayda bir Bulut Prensi yaşarmış. Bulut Prensi’nin en sevdiği oyun, bulutları oradan oraya koşturmak, onlara komik şekiller vermekmiş. Bazen bir tavşan, bazen de kocaman bir ejderha yaparmış bulutlardan. Ama bu oyunları hep tek başına oynarmış.
Yeryüzünde ise yemyeşil bir bahçenin içinde Defne adında bir kız yaşarmış. Defne’nin en değerli hazinesi, rengârenk çiçeklerle dolu bahçesiymiş. Her sabah onlarla konuşur, onlara su verir, en güzel şarkılarını onlara söylermiş. Özellikle de minik kırmızı lalesini çok severmiş.
Bir gün Bulut Prensi bulutlarıyla yeni bir oyun oynamaya karar vermiş. Bütün bulutları kendi sarayının etrafına toplamış. “Hiçbiri benden uzağa gitmesin, hepsi benimle kalsın,” diye düşünmüş. Gökyüzünde tek bir bulut bile bırakmamış.
Ama Bulut Prensi’nin bu oyunu yeryüzünü çok üzmüş. Bulutlar olmayınca yağmur yağmamış, güneş toprağı kavurmuş. Defne’nin güzel bahçesindeki çiçekler birer birer solmaya, boyunlarını bükmeye başlamış. En sevdiği kırmızı lalesi neredeyse kuruyacakmış.
Defne çiçeklerini kurtarmak için bir şeyler yapması gerektiğini anlamış. En bilgili kuş olan baykuşa gitmiş ve durumu anlatmış.
“Bütün bulutları, gökyüzündeki sarayında yaşayan Bulut Prensi topladı. Onunla konuşmalısın,” demiş baykuş.
Peki ama gökyüzüne nasıl ulaşacaktı? Defne bahçesindeki en uzun sarmaşığı çağırmış. Sarmaşık Defne’nin yardım isteğini duyunca hızla uzamaya, dönerek gökyüzüne tırmanmaya başlamış. Defne sarmaşığın yapraklarına tutunarak yavaşça yukarı, bulutların arasına doğru yükselmiş.
Sonunda bulutlardan yapılmış saraya varmış. Bulut Prensi onu görünce çok şaşırmış. “Sen de kimsin? Benim bulutlarıma nasıl geldin?” diye sormuş.
“Ben Defne, yeryüzünden geliyorum. Çiçeklerim susuz kaldı, çünkü bütün bulutları sen almışsın,” demiş cesurca.
Bulut Prensi daha önce yeryüzünü hiç düşünmemiş. Defne’nin anlattıklarını dinleyince çok üzülmüş. Sadece kendi oyununu düşündüğü için çiçeklerin solmasına sebep olduğunu anlamış. “Ben… ben bilmiyordum,” demiş mahcup bir şekilde.
Defne prense gülümsemiş. “Üzülme. Şimdi ne yapmamız gerektiğini biliyoruz. Haydi en yağmur dolu bulutları seçelim ve onlara yeryüzüne gitmelerini söyleyelim.”
Bulut Prensi’nin yüzü aydınlanmış. Birlikte en gri ve en pofuduk bulutları seçmişler. Bulut Prensi onlara nazikçe fısıldamış: “Lütfen gidin ve Defne’nin çiçeklerine su verin.”
Yağmur bulutları yeryüzüne inip tatlı bir yağmur bırakmış. Defne’nin bahçesindeki bütün çiçekler canlanmış. Kırmızı lalesi eskisinden de güzel açmış. O günden sonra Bulut Prensi, bulutları paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş.
Bu masal şimdiye kadar 1.947 kez okundu.
Masalı beğendiysen YouTube kanalımıza göz atabilirsin — yeni masallar önce orada.